HADİS
İmam Sadık(as) şöyle buyurmaktadır:
Bu işin sahibinin (Hz Mehdi’nin), Yusuf as’a benzerliği bulunmaktadır. Çünkü Yusuf as kardeşlerini tanımıştı, ancak kardeşleri onu gördükleri zaman, kendinin tanıtıncaya kadar onu tanımamışlardı. Halbuki o (Hz Mehdi as), onların çarşılarında gider gelir. Toplantılarında halıların üzerine ayak basar. Allah’ın izin ile kendini tanıttırıncaya kadar onlar onu (Hz Mehdi as’ı) tanımayacaklar.(Mucem-ul Ehadisi İmam Mehdi Cilt:3)
Açıklama:...
Açıklama:...
Allah’ın yeryüzünde ki son halifesi olan Hz Mehdi bütün insanlar gibi, halk arasında dolaşacak. Ancak kendi varlığı hakkında hiç kimseye bir şey demez (Allah’ın halifesi olduğuna dair). 6’cı İmam Cafer’i Sadık’ın haberine göre bazı toplantılara (yaptığı iş itibariyle) katılacak bir kişi olandır, O(Mehdi). Bu toplantı salonları halı ile döşenmiş olacak. Ancak imtihan gereği kendi kimliğini (elçi) gizli tutar. O halk içinde çıkacak, yani üst düzey bugünün deyimiyle burjuva kesiminde olmayacak. Sıradan bir topluluk içinde çıkacak.
Allah Kuran’da elçilerin çarşılarda ve pazarlarda dolaştığını şu şekilde bildirmiş;
FURKAN 25/20 (Resûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Elçiler de insan gibi yiyip içen kişilerdir, onlar yalnız Allah’a güvenip ve bütün gücünü ondan alırlar. Yalnızca Allah’a boğun eğerler, kimsenin karşısında aciz kalmazlar. İçinde taşıdıkları sorumluluk gereği davranışlarıyla, yaptıkları bir uyum içinde olur. Bundan başka bir anlayış içinde olamazlar. Bir de Hz Mehdi as’ın, Hz Yusuf’a olan çok benzer yönü anlatılmış. Aslında Kuran’ın Hz Peygamberle alakadar olan çok yönü, Batın (gizli, işlerin içyüzü) olarak Hz Mehdi as’a bakar. Kuran’da geçen Peygamber kıssaları direk olarak Hz Mehdi’ye bakar.
Hadiste de belirtildiği gibi İmam Cafer-i Sadık, Hz Mehdi ile Hz Yusuf arasındaki benzer olan bir durumu bildirmiş. Kuran, Hz Yusuf’un kardeşlerinde bahsederken, Hz Mehdi as’ın kardeşleri olduğunu anlatıyor. Birden fazla kardeşten bahsediyor. Ayrıca Hz Mehdi kendini kardeşlerinden gizleyecek, onlara kendi durumu hakkında bir bilgi vermeyecek. Kuran’da Hz Yusuf’un kardeşleri, kıtlık döneminde Hz Yusuf’un yanına gelip yiyecek istemişlerdi. Yusuf as kardeşlerini tanıdığı halde kendini onlara tanıtmamıştı.
YUSUF
12/58 Nihayet Yûsuf'un kardeşleri çıkageldiler; Yûsuf'un yanına girdiler, o onları tanıdı. Ama onlar onu tanıyamıyorlardı.
59 Onların yüklerini hazırlatıp bağlatınca şöyle konuştu: "Sizin, aynı babadan bir kardeşiniz var, onu bana getirin. Görüyorsunuz, ben ölçüyü titizlikle yerine getiriyorum. Ben, konukseverlerin de en hayırlısıyım."
60 "Eğer onu bana getirmezseniz, artık yanımda sizin için ölçülecek birşey yok, bir daha bana yaklaşmayın."
61 Dediler: "Onu babasından isteyip getirmeye çalışacağız, herhalde bunu yapacağız da."
62 Yûsuf muhafızlarına dedi ki: "Onların sermayelerini yüklerinin içine koyun. Bakarsın ailelerine döndüklerinde onu fark eder de tekrar gelirler."
63 Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız! Ölçü bizden yasaklandı. Şimdi kardeşimizi bizimle gönder ki, ölçüp alabilelim. Biz onu gerçekten iyi koruyacağız."
64 Dedi: " Daha önce kardeşi için güvendiğim gibi yine güveneyim size, değil mi? Hâfız,koruyucu olarak Allah'tır en hayırlı olan. Merhamet edenlerin en merhametlisi de O'dur."
65 Yüklerini açtıklarında sermayelerini buldular; onlara geri verilmişti. "Ey babamız, dediler, daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz, bize geri verilmiş. Ailemize yeniden yiyecek alırız. Kardeşimizi koruruz. Bir deve yükü zahire de ilave ederiz. Zaten şu aldığımız az bir miktardır."
66 Yakub dedi: "Hepinizin çepeçevre kuşatılması müstesna, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah'tan bir garanti vermedikçe, onu sizinle asla göndermem." Kardeşler ona garanti verince şöyle dedi: "Şu söylediğinize Allah Vekîl'dir."
67 Yakub şunu da söyledi: "Oğullarım, birtek kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben, Allah'ın takdir ettiği birşeyi sizden savamam, hüküm yalnız Allah'ındır. Yalnız O'na dayandım ben, yalnız O'na güvenip dayansın tevekkül sahipleri."
68 Babalarının emrettiği yerlerden kente girdiklerinde, bu onlardan Allah'ın herhangi bir takdirini uzak tutmamıştı; sadece Yakub'un içindeki bir isteği gerçekleştirmişti. Yakub, bizim ona öğretmemizden dolayı bilgi sahibi idi. Ama halkın çoğu bunu bilmezdi.
69 Kardeşler Yûsuf'un yanına girdiklerinde, Yûsuf öz kardeşini yanına çekip dedi: "Şu bir gerçek ki, ben senin kardeşinim. Onların yapıp ettiklerine üzülme."
70 Yûsuf, kardeşlerinin yüklerini hazırlatırken su kabını öz kardeşinin yükü içinde koydu. Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı: "Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!"
71 Onlara dönüp şöyle dediler: "Ne kaybettiniz?"
72 Dediler: "Kralın su tasını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Kefili benim."
73 Kardeşler dediler: "Vallahi, siz de iyi biliyorsunuz ki, biz bu toprağa bozgunculuk yapmak için gelmedik, hırsız da değiliz biz."
74 Sordular: "Eğer yalan söylüyorsanız, hırsızlığı yapanın cezası nedir?"
75 Kardeşler dedi: "Cezası şu: Çalınan mal kimin yükünde çıkarsa yükün sahibi çalınan mala karşılık olacaktır. Biz zalimleri böyle cezalandırıyoruz."
76 Bunun üzerine Yûsuf öz kardeşinin heybesinden önce, öteki kardeşlerin heybelerini aramaya başladı. Nihayet su kabını, öz kardeşinin heybesinden çıkardı. Yûsuf'a böyle bir tuzak öğretmiştik. Yoksa Yûsuf, Allah'ın dilemesi dışında, kralın dinine göre öz kardeşini alamazdı. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz biz. Her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır.
77 Kardeşler dediler ki: "Bu çaldı ya, bundan önce de onun kardeşi çalmıştı." Yûsuf bunu içinde sakladı, onlara açıklamadı. Şöyle diyordu: "Kötü bir konumdasınız. O sizin dilinize doladığınız şeyi Allah daha iyi biliyor."
78 Kardeşler dediler ki: "Ey vezir! Bunun ihtiyar bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."
79 "Ne, dedi Yûsuf, Allah korusun. Eşyamızı yükünde bulduğumuz adamdan başkasını tutamayız. Öyle birşey yaparsak zalimlerden oluruz."
80 Yûsuf'tan ümidi kesince bir kenara çekilip tartışmaya başladılar. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına garanti aldığını, daha önce Yûsuf'a yaptığınız haksızlığı bilmez misiniz? Babam bana izin verinceye, yahut da Allah hakkımda hükmedinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım. Yargıçların en hayırlısıdır O."
81 Babanıza dönüp şöyle deyin: "Ey babamız, oğlun hırsızlık etti. Biz sadece bildiğimize tanıklık ettik. Biz gaybı bilenler değiliz."
82 "İçinde bulunduğumuz kente, beraberinde döndüğümüz kervana sor. Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz."
83 Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş. Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü Alîm olan O, Hakîm olan O'dur."
84 Ve yüzünü onlardan öteye döndürdü de şöyle inledi: "Ey Yûsuf'a duyduğum gam, neredesin!" Ve kederden gözlerine ak düştü. Durmadan yutkunuyordu.
85 Dediler ki: "Hâlâ Yûsuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya kederinden eriyeceksin yahut da helâk olup gideceksin."
86 Dedi ki: "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim. Ve Allah'ın yardımıyla sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim."
87 "Ey oğullarım! Gidin, artık Yûsuf'u ve kardeşini bulmak için dikkat kesilin. Allah'ın rahmetinden de ümit kesmeyin; çünkü, Allah'ın rahmetinde de, küfre sapanlar topluluğundan başkası ümit kesmez."
88 Tekrar Yûsuf'un yanına girdiklerinde şöyle dediler: "Ey Vezir! Bize de ailemize de zorluk dokundu. Önemsiz bir sermaye ile geldik. Sen bize tam ölçü zahire ver, bize sadaka vermiş ol. Allah, karşılıksız verenleri ödüllendirir."
89 Dedi: "O cahil zamanınızda Yûsuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyorsunuz, değil mi?"
Hz Yusuf zamanında yaşadığı ülkede bir kıtlık olmuştu. Bu durum şu şekilde ifade edilmiş;
YUSUF 12/43 Kral dedi ki: "Düşümde yedi semiz inek görüyorum. Bunları yedi cılız inek yiyor. Ayrıca yedi yeşil başak, yedi de kuru başak görüyorum. Ey bendelerim! Eğer rüya tabir ediyorsanız, bu rüyam hakkında bana bir fetva verin."
Bu kıtlığı haber veren kralın rüyasını, Hz Yusuf yorumlamıştı. Bu rüya yorumu sayesinde Hz Yusuf ülkenin hazinelerinin başına geçti,
12/55 Yûsuf dedi ki: "Beni ülke hazinelerine bakan yap. Ben iyi bir koruyucuyum; bilgiliyim."
12/56 İşte böylece biz Yûsuf'a yeryüzünde imkân ve mevki verdik. Ülkede, istediği yerde konaklayabiliyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız; güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmeyiz.
Ülkenin başına geçen Yusuf as hazineleri kontrollü bir şekilde dağıtıp, bu kıtlıkla beraber istediği yerde konaklamış.
Şimdi bu neye bakar, Ahir Zaman için; şu zaman da İnşallah (Allah’ın izniyle, ve dilemesiyle) olacak olan bir kıtlık, Hz Mehdi’nin çıkışını haber verecek, bu kıtlık bütün ülkeleri saracak şekilde geniş olacak. Ancak Hz Mehdi as’ın olduğu ülke bunun önlemini alacağı için, bundan fazla etkilenmeyecek. Kuran’da Yusuf kısası direk olarak Hz Mehdi as dan bahsediyor. Ancak işler ve fiiller batın olduğu için herkesin anlaması çok ihtimaller dahilinde düşüktür.
Yusuf as’ın kardeşleri Hz Yusuf için şunu konuştular; bu aynı zaman da, 12 İmam Mehdi as’ın kardeşlerinin İmam Mehdi’ye diyecekleri sözlerdir.
YUSUF 12/90 Dediler ki: "Sen, yoksa sen Yûsuf musun?" "Evet, dedi, ben Yûsuf'um. İşte şu da kardeşim. Allah bize lütufta bulundu. Kim Allah'tan korkar, sabrederse Allah güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmez."
12/91 Dediler: "Vallahi, Allah seni bizden üstün kıldı/seni bize tercih etti. Doğrusu biz de büyük suç işlemiştik."
12/92 Yûsuf dedi: "Bugün azarlanmayacaksınız. Allah sizi affeder. O, rahmet edenlerin en merhametlisidir."
Bir Kıtlık yılından sonra, çıkacak Hz Mehdi, inşallah kardeşleri için Allah’tan bağışlanma dileyecek, çünkü; Yusuf as kardeşleri için bağışlama dilemişti ve bundan sonra ülkenin hazineleri ona teslim edilmişti. O (Mehdi), bu hazineleri gerçek sahiplerine adil bir şekilde dağıtacak, Rabbim rahmet ve bereketin ümmeti Muhammed as’ın üzerine olsun, onları şaşkınlıktan sonra kurtuluşa vesile yapacağın elçin Muhammed Efendimizin varisçisi kıldığın, 12 imam’ımızı bize yardımcı kıl. Düşmanlıkları kalplerden arındıracak Rahmet senin bize vereceğin kapıda. Onun yakın olması için senden diliyoruz. Bizi habibin İbrahim AS’ın duasıyla kurtuluşa eriştirmek için, Allah’ım senin rahmet hazinelerin olan güzellikleri kalbimize ver. Nurlandır bizi, kalpler kurtuluştan sonra izninle, imansızlığa yeğlenmezsin. Biz rabbimizden dileyip istedik, O bize her an, her yerde bize Rahmet’in eserlerini gösterdi, O Rahmetlere şükür etmemizi nasip eyle. Bütün hamd ve övgüler sanadır, Rabbim.
HADİS
Muhammed Bakır Aleyhisselam buyurdu ki: ''Bu işin sahibinde (Mehdi'de) Yusuf'a bir benzerlik vardır.''(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.189)
Açıklama:...
Bu işin sahibi Kader de Mehdi As'dır. Yusuf As'a benzer olan durum ise, ilim olarak ortak aynı ilme tabi olmalarıdır. Mehdi As'ın yaşayacağı hayat ile Yusuf As benzer olmasının en belirgini, hapis, evinden (ailesinde) uzak kalması gibi bu iki etkenin öne çıkması ve bir çok Allah dostu tarafından Peygamberimizden Rivayet edilmesidir.
HADİS
''Ebu Basir der ki; İmam Muhammed Bakır Aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum:
''Bu gaybetin (Mehdi'nin) sahibinde dört Peygamberin sünneti vardır; dedim ki, Hz Yusuf'un sünneti nedir ?'' Buyurdu ki, zindan ve gaybet. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 190)
Sonra Hz Mehdi Aleyhisselam Hz Yusuf'a benzemekte ve onun halkı gördüğünü, ama halkın onu göremediğini ve Hz Ali'nin de buyurduğu gibi, gökten nida (ses gelinceye) olunana dek onun görülmeyeceği kesindir. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani Gaybet-i Numani s.167)
Açıklama:...
Mehdi'de bulunan özelikler; velayetin nuru itibariyle, Yusuf as'dan Peygamberler vasıtasıyla Peygamber Efendimize, ondan da Hz Ali'ye geçer. Sırasıyla 11 ''imam'dan geçtikten sonra velayet Mehdi as'dan kendini nurlandırır.
Kalıtsal olarak, velayet 11'ci imam Hasan El Askeri'den sonra gizlilik içine girer. Açığa çıkması Ahir Zamanda olur. Bu Yusuf as'ın özelliklerine sahip, Nurlu bir şahıs olan 12'ci İmam Mehdi'de açığa çıkar. Ancak gözle görülecek bir vasıta değildir, bu imanın kuvvetli ve bilinmeyen bir ilim ile açığa çıkar. Bunu da herkesin anlaması ve akıl erdirmesi lazım değildir. İmtihan gizli olduğu için, nur kendini gizlemek zorunda, açığa çıkması imtihan olunan kişinin kendi akıbetinden haberdar olmasına sebep olur, bu durum şuna benzer.
Kişi inanmak için Mucize ister. Açıkta kişiye gösterilen mucizeye iman kuvvetleşir. Halbuki şu durum imtihanın sırrına Mukabildir. Bir kişi Ehliyet almak için daha sınava girmeden sınav sorularında haberdar olmuş olsa ve cevaplanacak soruların yanıtını önceden hazırlardı. Sınav zamanında kolaylıkla o sorulara yanıt verirdi. Böylece imtihanı eksiksizce kazanırdı.
Halbu ki, bu zamanda (her bir yerde) böyle bir şeye müsade edilmiyor. Kişi girecek soruları ancak yazılı metinde öğreniyor. Buna göre kabiliyet ve yetenekle birleşen bilgi orada kendini açığa çıkartıyor. Ve orada yazılı metne verdiği cevap anahtarı onun imtihan sonucunu belirtiyor. Kazanıp yada kaybetiği sonucu imtihana girdikten sonra gelen yazılı cevap anahtarında öğreniyor. Yanlış veya doğrularını hayattayken öğreniyor. Ancak bilmediği şey neydi, sorusuna yanıt ise kati olarak şu idi. Asla sınav sorularının ne olacağından haberdar olmadığıdır.
Hz Yusuf'un sünneti nedir;
Hz Yusuf küçük yaşta kardeşleri tarfında kuyuya atıldı. Kuyuya atıldığı zaman, Allah Yusuf as'a Velayetin ağır yükünü verdi.
Yusuf 12/15 Onu götürüp kuyunun dibine koymaya karar verdiklerinde biz de ona şöyle vahyettik: Yemin olsun ki sen onlara, şu yaptıklarını hiç farkında olmayacakları bir sırada haber vereceksin."
Mehdi as, Hz Yusuf as benzer bir durum yaşayacak, bu hayat için olağan şartlar altında gerçekleşecek bir durumdur. Açıkta görülecek bir durum değildir. Mehdi as bu durumu yaşarken farkında olmayacak. Ancak zamanla akıl yoluyla olayların zahiri nedeninde doğan sonuçlarına bakıp, yol gösterciye ulaşacak. Bu gizli ilme dair bir bilgidir. Yalnız Mehdi as bu ilimden haberdar olacak.
Halkın gözünde kaybolacak 12'ci imam Mehdi, yaşadığı ortamı (çalıştığı) terk edip uzaklaşacak. Belirli bir süre halkın içine çıkmayacak. Yusuf as kardeşleri tarfında kuyuya atılınca, ailesinden ve yaşdığı çevreden uzaklaştı. Yabancı kimseler tarafında himaye altına alındı. Buna benzer bir durum ile karşılaşacak olan Hz Mehdi, ailesinde uzak bir yerde yaşayacak. Bu durum Kuranda Musa As'a atıfta bulunurken, Hz Mehdinin yaşayacağı yeri belirtiyor.
Kehf 18/60 Bir zaman Mûsa, genç dostuna şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere kadar hiç durmadan yürüyeceğim yahut da seneler ve seneler harcayacağım."
Onun (Mehdi'nin) yapacakları şeyler Kuran'da kullardan bir kul olarak geçen, yalnız halk arasında ismi Hızır olarak bilinen, Hızır As'a benzer. Musa As, Hızır As'a tabi olurken şunu vaat etmişti;
Kehf 18/66 Mûsa ona dedi ki: "Sana öğretilenden bana da bir olgunluk/bir bilgi öğretmen şartıyla sana tâbi olayım mı?"
Kehf 18/67 Dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe dayanamazsın."
Kehf 18/68 "Havsalanın almadığı bir şeye nasıl dayanacaksın?"
Kehf 18/69 Mûsa dedi ki: "Allah dilerse beni sabırlı bulacaksın; hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim."
''Musa As, Hızır As'a söz verince buna karşılık Hızır As Musa As' a şunu dedi''!
Kehf 18/70 Dedi: "Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!"
Gizli kalan Mehdi As, halkın içinde yaşar. Yalnız yapacağı şeyler, (işler, konuşmalar, davranışlar) halk arasında zahirde (açık, belirgin, görünen) yanlış görülebilir. Ancak, batınında (işlerin içyüzünde) Allah'a teslim olmuş bir kul tarafında sergilenen davranışlar olacağı için halka ters gelir. Halk onu anlamakta güçlük çekebilir ve bundan dolayı ona (Mehdi'ye) karşı çıkarlar. Ancak Mehdi As kendi durumunda haberdar olup, yüklendiği vazifeyi terk etmeyecek. Tebliğ vazifesini gizli yapacak olan, Mehdi As Allah'dan gelen ilham üzerine ancak açığa çıkar. Belirgin olarak görülmesi ilk başlangıçta mümkün olmayacağı için, ancak ilmin derinliğine bağlı olarak imanın nuru ile bilinip ve tanındıktan sonra halkın ümitsiz olduğu bir zamanda ve şartların yerine gelmesinde sonra halk tarfında ortaya çıkartılır. Bu ses bügün televizyon, internet ve radyo aracılığı ile duyurulur.
HADİS
Muhammed Bakır Aleyhisselam buyurdu ki: ''Bu işin sahibinde (Mehdi'de) Yusuf'a bir benzerlik vardır.''(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.189)
Açıklama:...
Bu işin sahibi Kader de Mehdi As'dır. Yusuf As'a benzer olan durum ise, ilim olarak ortak aynı ilme tabi olmalarıdır. Mehdi As'ın yaşayacağı hayat ile Yusuf As benzer olmasının en belirgini, hapis, evinden (ailesinde) uzak kalması gibi bu iki etkenin öne çıkması ve bir çok Allah dostu tarafından Peygamberimizden Rivayet edilmesidir.
HADİS
''Ebu Basir der ki; İmam Muhammed Bakır Aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum:
''Bu gaybetin (Mehdi'nin) sahibinde dört Peygamberin sünneti vardır; dedim ki, Hz Yusuf'un sünneti nedir ?'' Buyurdu ki, zindan ve gaybet. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 190)
Sonra Hz Mehdi Aleyhisselam Hz Yusuf'a benzemekte ve onun halkı gördüğünü, ama halkın onu göremediğini ve Hz Ali'nin de buyurduğu gibi, gökten nida (ses gelinceye) olunana dek onun görülmeyeceği kesindir. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani Gaybet-i Numani s.167)
Açıklama:...
Mehdi'de bulunan özelikler; velayetin nuru itibariyle, Yusuf as'dan Peygamberler vasıtasıyla Peygamber Efendimize, ondan da Hz Ali'ye geçer. Sırasıyla 11 ''imam'dan geçtikten sonra velayet Mehdi as'dan kendini nurlandırır.
Kalıtsal olarak, velayet 11'ci imam Hasan El Askeri'den sonra gizlilik içine girer. Açığa çıkması Ahir Zamanda olur. Bu Yusuf as'ın özelliklerine sahip, Nurlu bir şahıs olan 12'ci İmam Mehdi'de açığa çıkar. Ancak gözle görülecek bir vasıta değildir, bu imanın kuvvetli ve bilinmeyen bir ilim ile açığa çıkar. Bunu da herkesin anlaması ve akıl erdirmesi lazım değildir. İmtihan gizli olduğu için, nur kendini gizlemek zorunda, açığa çıkması imtihan olunan kişinin kendi akıbetinden haberdar olmasına sebep olur, bu durum şuna benzer.
Kişi inanmak için Mucize ister. Açıkta kişiye gösterilen mucizeye iman kuvvetleşir. Halbuki şu durum imtihanın sırrına Mukabildir. Bir kişi Ehliyet almak için daha sınava girmeden sınav sorularında haberdar olmuş olsa ve cevaplanacak soruların yanıtını önceden hazırlardı. Sınav zamanında kolaylıkla o sorulara yanıt verirdi. Böylece imtihanı eksiksizce kazanırdı.
Halbu ki, bu zamanda (her bir yerde) böyle bir şeye müsade edilmiyor. Kişi girecek soruları ancak yazılı metinde öğreniyor. Buna göre kabiliyet ve yetenekle birleşen bilgi orada kendini açığa çıkartıyor. Ve orada yazılı metne verdiği cevap anahtarı onun imtihan sonucunu belirtiyor. Kazanıp yada kaybetiği sonucu imtihana girdikten sonra gelen yazılı cevap anahtarında öğreniyor. Yanlış veya doğrularını hayattayken öğreniyor. Ancak bilmediği şey neydi, sorusuna yanıt ise kati olarak şu idi. Asla sınav sorularının ne olacağından haberdar olmadığıdır.
Hz Yusuf'un sünneti nedir;
Hz Yusuf küçük yaşta kardeşleri tarfında kuyuya atıldı. Kuyuya atıldığı zaman, Allah Yusuf as'a Velayetin ağır yükünü verdi.
Yusuf 12/15 Onu götürüp kuyunun dibine koymaya karar verdiklerinde biz de ona şöyle vahyettik: Yemin olsun ki sen onlara, şu yaptıklarını hiç farkında olmayacakları bir sırada haber vereceksin."
Mehdi as, Hz Yusuf as benzer bir durum yaşayacak, bu hayat için olağan şartlar altında gerçekleşecek bir durumdur. Açıkta görülecek bir durum değildir. Mehdi as bu durumu yaşarken farkında olmayacak. Ancak zamanla akıl yoluyla olayların zahiri nedeninde doğan sonuçlarına bakıp, yol gösterciye ulaşacak. Bu gizli ilme dair bir bilgidir. Yalnız Mehdi as bu ilimden haberdar olacak.
Halkın gözünde kaybolacak 12'ci imam Mehdi, yaşadığı ortamı (çalıştığı) terk edip uzaklaşacak. Belirli bir süre halkın içine çıkmayacak. Yusuf as kardeşleri tarfında kuyuya atılınca, ailesinden ve yaşdığı çevreden uzaklaştı. Yabancı kimseler tarafında himaye altına alındı. Buna benzer bir durum ile karşılaşacak olan Hz Mehdi, ailesinde uzak bir yerde yaşayacak. Bu durum Kuranda Musa As'a atıfta bulunurken, Hz Mehdinin yaşayacağı yeri belirtiyor.
Kehf 18/60 Bir zaman Mûsa, genç dostuna şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere kadar hiç durmadan yürüyeceğim yahut da seneler ve seneler harcayacağım."
Onun (Mehdi'nin) yapacakları şeyler Kuran'da kullardan bir kul olarak geçen, yalnız halk arasında ismi Hızır olarak bilinen, Hızır As'a benzer. Musa As, Hızır As'a tabi olurken şunu vaat etmişti;
Kehf 18/66 Mûsa ona dedi ki: "Sana öğretilenden bana da bir olgunluk/bir bilgi öğretmen şartıyla sana tâbi olayım mı?"
Kehf 18/67 Dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe dayanamazsın."
Kehf 18/68 "Havsalanın almadığı bir şeye nasıl dayanacaksın?"
Kehf 18/69 Mûsa dedi ki: "Allah dilerse beni sabırlı bulacaksın; hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim."
''Musa As, Hızır As'a söz verince buna karşılık Hızır As Musa As' a şunu dedi''!
Kehf 18/70 Dedi: "Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!"
Gizli kalan Mehdi As, halkın içinde yaşar. Yalnız yapacağı şeyler, (işler, konuşmalar, davranışlar) halk arasında zahirde (açık, belirgin, görünen) yanlış görülebilir. Ancak, batınında (işlerin içyüzünde) Allah'a teslim olmuş bir kul tarafında sergilenen davranışlar olacağı için halka ters gelir. Halk onu anlamakta güçlük çekebilir ve bundan dolayı ona (Mehdi'ye) karşı çıkarlar. Ancak Mehdi As kendi durumunda haberdar olup, yüklendiği vazifeyi terk etmeyecek. Tebliğ vazifesini gizli yapacak olan, Mehdi As Allah'dan gelen ilham üzerine ancak açığa çıkar. Belirgin olarak görülmesi ilk başlangıçta mümkün olmayacağı için, ancak ilmin derinliğine bağlı olarak imanın nuru ile bilinip ve tanındıktan sonra halkın ümitsiz olduğu bir zamanda ve şartların yerine gelmesinde sonra halk tarfında ortaya çıkartılır. Bu ses bügün televizyon, internet ve radyo aracılığı ile duyurulur.
Deccal kimdir yada nedir ? Herkesin anlayacğı şekilde açıkça belirtirmisiniz?
YanıtlaSilDeccal kimdir yada nedir ? Herkesin anlayacğı şekilde açıkça belirtirmisiniz?
YanıtlaSil