HADİS
İlim, alimlerin kaldırılması ile ortadan kalkar. Ortalıkta Alim kalmaz. Nihayet insanlar cahilleri rehber ve önder edinirler; meselelerini onlara sorarlar. Onlar ilme dayanmadan halka fetva verir; hem kendisi sapar ve hem halkı sapıtır. Buhari, nr. 100, 7307; Müslim, İlim 13 (nr. 2673); Tırmizi, İlim 5 (nr. 2652); Nesai, es-Sünenü’l-Kübra, nr. 5907; İbn Mace, Mukaddime 8 (nr. 52); Ahmed, el-Müsned, 2/162, 190; Darimi, es-Sünen, Mukaddime 26; İbn Hibban, es-Sahih, nr. 4571, 6719, 6723. Hadis-i şerif Abdullah b. Ömer’den (r.anhüma) rivayet edilmiştir.(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)
Açıklama:...
Ahir Zaman’da Din adına ilme bürünen, din adamlarının alacağı hal ve tutumu Hz Peygamber Efendimiz 1432 yıl evvel haber vermekte. Peki, Peygamber efendimiz böyle bir durumu nasıl haber veriyor?
Ahir Zaman’da Din adına ilme bürünen, din adamlarının alacağı hal ve tutumu Hz Peygamber Efendimiz 1432 yıl evvel haber vermekte. Peki, Peygamber efendimiz böyle bir durumu nasıl haber veriyor?
Böyle bir durum ancak kendisine gösterilmesiyle anlatılacak bir neticedir. Bu hal Cenab-ı Allah tarafında, sanki canlı bir televizyon programını seyreder gibi açık ve neticesi belli bir durumda gösterilmiş. Peygamber Efendimiz de, asil, güzel ve özlü bir anlatımla din alimlerinin Ahir Zaman da teşkil ettikleri durum ve konumu hakkında bilgi vermiş. Bu durum, Halık (Yoktan yaratan. Yaratıcı. Allah (C.C.)) olan tarafından, Peygamber Efendimize Rüya ile gösterilen bir neticedir.
Bu zamanda kişi kendi menfaati doğrultusunda, Allah’ın kitabı olan Kuran’ın Ayet’lerini, çıkarı ve arzusu doğrultusunda yorumluyor. Üstelik Kuran’da olmayan şeyleri Allah’ın kitabında varmış gibi göstererek, bu zamanın cahillerine anlatıyor. Onlar ise hallerinde memnun olmalıdırlar ki araştırıp soruşturmuyorlar. Çünkü onlar ne yapmak ve ne yaşamak istiyorlarsa, ancak bu şekilde ona ulaşıyorlar. Bu onların işine gelen bir durumdur.
Ancak peygamberimiz bu durumu anlatırken, halkı sapıtanların din namına hareket eden sapık ilme dayalı fetva veren yobaz ve işlevi şeytana yandaş bir tutum sergilemekte olan zındıkçıların bu işi yapacağını haber veriyor. Bunlar trenin raydan çıkıp istikametini kaybetmesi ve devrilmesi gibi, dinden çıkmış olacaklar. Din namına hiçbir şey kursaklarında olmayacak. Yapacakları sadece bu dünyalık işler doğrultusunda alacakları menfaattir (işin kazancı, para, sermaye). Elde edecek bir kar üzerine hareket ederler. Bu onların bağrında barındırdığı ve halktan gizledikleri nefsin arzu ve istekleridir.
Biliyoruz ki, bu zamanda herkes çıkarı doğrultusunda hareket ediyor. Kim bir lokma fazla kaparımın peşinde. Halkı bu şekilde uyutup şırıngayla uyuşturuyorlar. Halbuki kıyamet günü bu onların perişan bir durumda kendilerini Allah’ın huzurunda peşin olarak dünyada aldıkları ücret karşısında, geride ahiret için ellerinde ve avuçlarında bir şeyin kalmadığıdır. Bu ancak ateş ehline yakışan bir durumdur. Böyle bir tavır sergileyen halkın aşırı uçkunları, şeytanının içinde bulunduğu duruma kendilerini de atmış olurlar.
İSRA 17/18 Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.
Demek bu dünya malını isteyen, buna karşılık kendi ahiret hayatınıda satmış olacak. Hem de az bir ÜCRET KARŞILIĞINDA, yıllarca çalıştığı, ürettiği ve emek sarf ettiği kendi değerleri az bir bedel karşılığında peşin olarak bu dünyaya bırakılıyor. Yani kul bu dünya hayatını arzulayıp istiyor. Buna karşılık ölümden sonra ki dirilişe inanmıyor. Eğer buna inanmış biri olsaydın yaptıklarını az bir ücret karşılığında hasat zamanında satmazdın. Onu Rızık olarak veren Allah' a Hamd edip, öteki yıla hasatlık için bir kımını bırakırdın. Ama öteki seneyi düşünmeyip, hepsini yedin. Ey karınca sen tarlanın hasılatını yarın için mi toplarsın ?
HADİS
Geleceği vaad edilen Mehdi dinin tervicini (değerini artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad ettiği (istediği) zaman; bid'at ehl-i ile ameli adet edinen, hasene zannı ile dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri, dinin emri olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle şöyle diyecektir: BU KİMSE (YANİ MEHDİ) DİNİMİZİ KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR. (Mektubat-i Rabbani, 1/535)
HADİS
Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) döneminde din tamamen rey'den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN UZAK DURACAKLARDIR. Zira zanlarına göre, gerçekten Allah imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını kabulleneceklerdir... (Muhyiddin Arabi, "Futuhat-El Mekkiye", 66. bab, c. 3, s. 327- 328)HADİS
... Mehdi, dini Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. ONUN DÜŞMANLARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK. Çünkü onlar Mehdi'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA GELEMEYECEKLER... Onun kılıncı (ilmi, manevi gücü) kardaşlarıdır. Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler.HADİS
ONUN AÇIK DÜŞMANLARI FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek.. ŞAYET ELİNDE KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek (temizleyecek), onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam (hükümler) hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER.(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri, 186-187)
HADİS
... Mehdi, dini Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. ONUN DÜŞMANLARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK. Çünkü onlar Mehdi'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA GELEMEYECEKLER... Onun kılıncı (ilmi, manevi gücü) kardaşlarıdır. Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler.
HADİS
ONUN AÇIK DÜŞMANLARI FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek.. ŞAYET ELİNDE KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek (temizleyecek), onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam (hükümler) hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER.
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri, 186-187)
HADİS
Allah-u Teala ilmi size ihsan buyurduktan sonra (hafızanızdan) zorla çekip almaz. Lakin alimleri, ilimleri ile beraber cemiyet içinden alır, ruhlarını kabzeder. Artık kara cahil bir zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar, onlar da (ayet, hadis gözetmeden) kendi düşünce ve arzularına göre fetva verip, hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar. (Buhari Tecrid-i sarih: 2174)Kıyamette bir din adamı Cehenneme atılır. Tanıdıkları ona, "Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?" derler. O da, "İnsanlara, günahtır, yapmayın" der, kendim yapardım. "Yapın" dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum" der. [Buhari]
HADİS
Resulullah (s.a.a) şöyle rivayet etmiştir: Yakında akıllı bir insanı göremeyeceğiniz bir şekilde, insanların akıllarının kendisi hakkında şaşırıp kalacakları, kör ve sağır bir fitne size yönelecektir. (O zaman) insanlar, hayvanlara benzeyecek şekilde akılları yok olacaktır. Nitekim insanlardan hiçbir kimse, o fitneden saklanabilecek bir sığınak bulamayacaktır. Hiçbir kimsenin "Niçin?" "Niye?" "Yeter artık!" gibi şeyler söylemeye gücü yetmeyecektir. Fitne, bir yerde bitmeden başka bir yerde başlayacaktır. Herkes kendisini bir şey üzerinde sanacak(yani herkes kendisini akıllı, imanlı ve doğru bilecek). Halbuki hiç bir şey üzerinde olmayacaktır... Soyumdan olan biri ortaya çıkıncaya kadar fitnenin girmediği hiçbir ev kalmayacaktır... (Et-Teşrif-i Bil Menun,Melahim ve Fiten Kitabı,Seyyid ibni Tavus Sayfa 68,70,72)İmam Cafer-i Sadık(as) şöyle buyurdu:
HADİS
HADİSKaim'imiz kıyam ettiği zaman Peygamberin(s.a.a) cahiliyet cahillerinden görmediği şeyleri, (kendi zamanının) insanlarının cahillerinden görecektir.
Fuzeyl şöyle arz etti: Nasıl böyle olacaktır? Şöyle buyurdu:
Peygamber(s.a.a) geldiği zaman insanlar; taşlara ve yonttukları heykellere ibadet ediyorlardı. ANCAK KAİM'İMİZ KIYAM ETTİĞİ ZAMAN İNSANLAR,ALLAH'IN KİTABINI ONUN ALEYHİNE TEVİL VE TEFSİR EDECEKLER. O'NA KARŞI ALLAH'IN KİTABINDAN DELİL GETİRECEKLER. Mucem-ul Ehadis-i İmam Mehdi Cilt:3 Sayfa:500 , Bihar Cilt 52 Sayfa:362)
... İŞTE O ANDA EMRi BİL MARUF VE NEHYÜ ANİL MÜNKER TERK EDİLECEK, ZİNA ÇOĞALACAK, ÇOK KAN DÖKÜLECEK, ALİMLER ZALİM KİMSELERLE SAMİMİ OLACAKLAR, DEVLET İDARECİLERİNİN KAPILARINA ÇOK GELİP GİDECEKLER.
HADİSHz. Ali’den şöyle rivayet edilmiştir:
ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK, KURAN, İNSANLARIN KENDİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN’A UYDURACAK. ...Yeryüzü içinde sakladığı herşeyi onun için çıkaracak bütün imkanlarını ve bereketini onunu hizmetine sunacak. İŞTE O ZAMAN HZ. MEHDİ (A.S.) GERÇEK ADALETİN NASIL OLDUĞUNU, KİTAB VE SÜNNETİ İHYA ETMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU SİZE GÖSTERECEKTİR. (Nehv-ül Belağa, Feyz-ül İslam Baskısı, sf. 424,425)
HADİS
Fazl bin Yesar şöyle der, İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum; "Doğrusu Kaimimiz (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde, Resulullah (sav)’ın cahiliye dönemindeki halktan gördüğü muamelelerden daha şiddetlisi ile karşılaşacaktır. Şöyle arzettim: "Bu nasıl olacak?"
Şöyle buyurdu: "Resulullah halka geldiğinde halk taşlara, kaya parçalarına ve tahta parçalarına tapıyordu. AMA KAİMİMİZ (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM ETTİĞİNDE (ZUHUR ETTİĞİNDE) HALK ALLAH’IN KİTABINI KENDİLERİNE GÖRE YORUMLAYARAK ONU DELİL OLARAK GÖSTERECEKLER." Sonra şöyle buyurdu: "Allah’a andolsun ki tıpkı sıcak ve soğuğun evlerine girdiği gibi, onun adaleti de onların evine girecektir.” (Gaybetu'l Numani, sf 350)
Şöyle buyurdu: "Resulullah halka geldiğinde halk taşlara, kaya parçalarına ve tahta parçalarına tapıyordu. AMA KAİMİMİZ (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM ETTİĞİNDE (ZUHUR ETTİĞİNDE) HALK ALLAH’IN KİTABINI KENDİLERİNE GÖRE YORUMLAYARAK ONU DELİL OLARAK GÖSTERECEKLER." Sonra şöyle buyurdu: "Allah’a andolsun ki tıpkı sıcak ve soğuğun evlerine girdiği gibi, onun adaleti de onların evine girecektir.” (Gaybetu'l Numani, sf 350)
HADİS
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder