12 Eylül 2011 Pazartesi

12 İMAM MEHDİ AS'IN ÇIKIŞI, HZ YUSUF'UN ÇIKIŞINA BENZEYECEK




HADİS
İmam Sadık(as) şöyle buyurmaktadır:
Bu işin sahibinin (Hz Mehdi’nin), Yusuf as’a benzerliği bulunmaktadır. Çünkü Yusuf  as kardeşlerini tanımıştı, ancak kardeşleri onu gördükleri zaman, kendinin tanıtıncaya kadar onu tanımamışlardı. Halbuki o (Hz Mehdi as), onların çarşılarında gider gelir. Toplantılarında halıların üzerine ayak basar. Allah’ın izin ile kendini tanıttırıncaya kadar onlar onu  (Hz Mehdi as’ı) tanımayacaklar.(Mucem-ul Ehadisi İmam Mehdi Cilt:3)


Açıklama:...
Allah’ın yeryüzünde ki son halifesi olan Hz Mehdi bütün insanlar gibi, halk arasında dolaşacak. Ancak kendi varlığı hakkında hiç kimseye bir şey demez (Allah’ın halifesi olduğuna dair). 6’cı İmam Cafer’i Sadık’ın haberine göre bazı toplantılara (yaptığı iş itibariyle) katılacak bir kişi olandır, O(Mehdi). Bu toplantı salonları halı ile döşenmiş olacak. Ancak imtihan gereği kendi kimliğini (elçi) gizli tutar. O halk içinde çıkacak, yani üst düzey bugünün deyimiyle burjuva kesiminde olmayacak. Sıradan bir topluluk içinde çıkacak.

Allah Kuran’da elçilerin çarşılarda ve pazarlarda dolaştığını şu şekilde bildirmiş;

FURKAN 25/20  (Resûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.

Elçiler de insan gibi yiyip içen kişilerdir, onlar yalnız Allah’a güvenip ve bütün gücünü ondan alırlar. Yalnızca Allah’a boğun eğerler, kimsenin karşısında aciz kalmazlar. İçinde taşıdıkları sorumluluk gereği davranışlarıyla, yaptıkları bir uyum içinde olur. Bundan başka bir anlayış içinde olamazlar. Bir de Hz Mehdi as’ın, Hz Yusuf’a olan çok benzer yönü anlatılmış. Aslında Kuran’ın Hz Peygamberle alakadar olan çok yönü, Batın (gizli, işlerin içyüzü) olarak Hz Mehdi as’a bakar. Kuran’da geçen Peygamber kıssaları direk olarak Hz Mehdi’ye bakar.

Hadiste de   belirtildiği gibi İmam Cafer-i Sadık, Hz Mehdi ile Hz Yusuf arasındaki benzer olan bir durumu bildirmiş. Kuran, Hz Yusuf’un kardeşlerinde bahsederken, Hz Mehdi as’ın kardeşleri olduğunu anlatıyor. Birden fazla kardeşten bahsediyor. Ayrıca Hz Mehdi kendini kardeşlerinden gizleyecek, onlara kendi durumu hakkında bir bilgi vermeyecek. Kuran’da Hz Yusuf’un  kardeşleri, kıtlık döneminde Hz Yusuf’un yanına gelip yiyecek istemişlerdi. Yusuf as kardeşlerini tanıdığı halde kendini onlara tanıtmamıştı.

YUSUF 
12/58  Nihayet Yûsuf'un kardeşleri çıkageldiler; Yûsuf'un yanına girdiler, o onları tanıdı. Ama onlar onu tanıyamıyorlardı.
59 Onların yüklerini hazırlatıp bağlatınca şöyle konuştu: "Sizin, aynı babadan bir kardeşiniz var, onu bana getirin. Görüyorsunuz, ben ölçüyü titizlikle yerine getiriyorum. Ben, konukseverlerin de en hayırlısıyım."
60 "Eğer onu bana getirmezseniz, artık yanımda sizin için ölçülecek birşey yok, bir daha bana yaklaşmayın."
61  Dediler: "Onu babasından isteyip getirmeye çalışacağız, herhalde bunu yapacağız da."
62 Yûsuf muhafızlarına dedi ki: "Onların sermayelerini yüklerinin içine koyun. Bakarsın ailelerine döndüklerinde onu fark eder de tekrar gelirler."
63  Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız! Ölçü bizden yasaklandı. Şimdi kardeşimizi bizimle gönder ki, ölçüp alabilelim. Biz onu gerçekten iyi koruyacağız."
64  Dedi: " Daha önce kardeşi için güvendiğim gibi yine güveneyim size, değil mi? Hâfız,koruyucu olarak Allah'tır en hayırlı olan. Merhamet edenlerin en merhametlisi de O'dur."
65  Yüklerini açtıklarında sermayelerini buldular; onlara geri verilmişti. "Ey babamız, dediler, daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz, bize geri verilmiş. Ailemize yeniden yiyecek alırız. Kardeşimizi koruruz. Bir deve yükü zahire de ilave ederiz. Zaten şu aldığımız az bir miktardır."
66 Yakub dedi: "Hepinizin çepeçevre kuşatılması müstesna, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah'tan bir garanti vermedikçe, onu sizinle asla göndermem." Kardeşler ona garanti verince şöyle dedi: "Şu söylediğinize Allah Vekîl'dir."
67  Yakub şunu da söyledi: "Oğullarım, birtek kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben, Allah'ın takdir ettiği birşeyi sizden savamam, hüküm yalnız Allah'ındır. Yalnız O'na dayandım ben, yalnız O'na güvenip dayansın tevekkül sahipleri."
68  Babalarının emrettiği yerlerden kente girdiklerinde, bu onlardan Allah'ın herhangi bir takdirini uzak tutmamıştı; sadece Yakub'un içindeki bir isteği gerçekleştirmişti. Yakub, bizim ona öğretmemizden dolayı bilgi sahibi idi. Ama halkın çoğu bunu bilmezdi.
69  Kardeşler Yûsuf'un yanına girdiklerinde, Yûsuf öz kardeşini yanına çekip dedi: "Şu bir gerçek ki, ben senin kardeşinim. Onların yapıp ettiklerine üzülme."
70  Yûsuf, kardeşlerinin yüklerini hazırlatırken su kabını öz kardeşinin yükü içinde koydu. Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı: "Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!"
71  Onlara dönüp şöyle dediler: "Ne kaybettiniz?"
72  Dediler: "Kralın su tasını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Kefili benim."
73  Kardeşler dediler: "Vallahi, siz de iyi biliyorsunuz ki, biz bu toprağa bozgunculuk yapmak için gelmedik, hırsız da değiliz biz."
74  Sordular: "Eğer yalan söylüyorsanız, hırsızlığı yapanın cezası nedir?"
75  Kardeşler dedi: "Cezası şu: Çalınan mal kimin yükünde çıkarsa yükün sahibi çalınan mala karşılık olacaktır. Biz zalimleri böyle cezalandırıyoruz."
76  Bunun üzerine Yûsuf öz kardeşinin heybesinden önce, öteki kardeşlerin heybelerini aramaya başladı. Nihayet su kabını, öz kardeşinin heybesinden çıkardı. Yûsuf'a böyle bir tuzak öğretmiştik. Yoksa Yûsuf, Allah'ın dilemesi dışında, kralın dinine göre öz kardeşini alamazdı. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz biz. Her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır.
77  Kardeşler dediler ki: "Bu çaldı ya, bundan önce de onun kardeşi çalmıştı." Yûsuf bunu içinde sakladı, onlara açıklamadı. Şöyle diyordu: "Kötü bir konumdasınız. O sizin dilinize doladığınız şeyi Allah daha iyi biliyor."
78  Kardeşler dediler ki: "Ey vezir! Bunun ihtiyar bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."
79  "Ne, dedi Yûsuf, Allah korusun. Eşyamızı yükünde bulduğumuz adamdan başkasını tutamayız. Öyle birşey yaparsak zalimlerden oluruz."
80  Yûsuf'tan ümidi kesince bir kenara çekilip tartışmaya başladılar. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına garanti aldığını, daha önce Yûsuf'a yaptığınız haksızlığı bilmez misiniz? Babam bana izin verinceye, yahut da Allah hakkımda hükmedinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım. Yargıçların en hayırlısıdır O."
81  Babanıza dönüp şöyle deyin: "Ey babamız, oğlun hırsızlık etti. Biz sadece bildiğimize tanıklık ettik. Biz gaybı bilenler değiliz."
82  "İçinde bulunduğumuz kente, beraberinde döndüğümüz kervana sor. Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz."
83  Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş. Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü Alîm olan O, Hakîm olan O'dur."
84  Ve yüzünü onlardan öteye döndürdü de şöyle inledi: "Ey Yûsuf'a duyduğum gam, neredesin!" Ve kederden gözlerine ak düştü. Durmadan yutkunuyordu.
85  Dediler ki: "Hâlâ Yûsuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya kederinden eriyeceksin yahut da helâk olup gideceksin."
86  Dedi ki: "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim. Ve Allah'ın yardımıyla sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim."
87  "Ey oğullarım! Gidin, artık Yûsuf'u ve kardeşini bulmak için dikkat kesilin. Allah'ın rahmetinden de ümit kesmeyin; çünkü, Allah'ın rahmetinde de, küfre sapanlar topluluğundan başkası ümit kesmez."
88  Tekrar Yûsuf'un yanına girdiklerinde şöyle dediler: "Ey Vezir! Bize de ailemize de zorluk dokundu. Önemsiz bir sermaye ile geldik. Sen bize tam ölçü zahire ver, bize sadaka vermiş ol. Allah, karşılıksız verenleri ödüllendirir."
89  Dedi: "O cahil zamanınızda Yûsuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyorsunuz, değil mi?"


Hz Yusuf zamanında yaşadığı ülkede bir kıtlık olmuştu. Bu durum şu şekilde ifade edilmiş;

YUSUF 12/43  Kral dedi ki: "Düşümde yedi semiz inek görüyorum. Bunları yedi cılız inek yiyor. Ayrıca yedi yeşil başak, yedi de kuru başak görüyorum. Ey bendelerim! Eğer rüya tabir ediyorsanız, bu rüyam hakkında bana bir fetva verin."

Bu kıtlığı haber veren kralın rüyasını, Hz Yusuf yorumlamıştı. Bu rüya yorumu sayesinde Hz Yusuf ülkenin hazinelerinin başına geçti,

12/55  Yûsuf dedi ki: "Beni ülke hazinelerine bakan yap. Ben iyi bir koruyucuyum; bilgiliyim."
12/56  İşte böylece biz Yûsuf'a yeryüzünde imkân ve mevki verdik. Ülkede, istediği yerde konaklayabiliyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız; güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmeyiz.

Ülkenin başına geçen Yusuf as hazineleri kontrollü bir şekilde dağıtıp, bu kıtlıkla beraber istediği yerde konaklamış.

Şimdi bu neye bakar, Ahir Zaman için; şu zaman da İnşallah (Allah’ın izniyle, ve dilemesiyle) olacak olan bir kıtlık, Hz Mehdi’nin çıkışını haber verecek, bu kıtlık bütün ülkeleri saracak şekilde geniş olacak. Ancak Hz Mehdi as’ın olduğu ülke bunun önlemini alacağı için, bundan fazla etkilenmeyecek. Kuran’da  Yusuf kısası direk olarak Hz Mehdi as dan bahsediyor. Ancak işler ve fiiller batın olduğu için herkesin anlaması çok ihtimaller dahilinde düşüktür.

Yusuf as’ın kardeşleri Hz Yusuf için şunu konuştular; bu aynı zaman da, 12 İmam Mehdi as’ın kardeşlerinin İmam Mehdi’ye diyecekleri sözlerdir.

YUSUF 12/90  Dediler ki: "Sen, yoksa sen Yûsuf musun?" "Evet, dedi, ben Yûsuf'um. İşte şu da kardeşim. Allah bize lütufta bulundu. Kim Allah'tan korkar, sabrederse Allah güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmez."
12/91  Dediler: "Vallahi, Allah seni bizden üstün kıldı/seni bize tercih etti. Doğrusu biz de büyük suç işlemiştik."
12/92  Yûsuf dedi: "Bugün azarlanmayacaksınız. Allah sizi affeder. O, rahmet edenlerin en merhametlisidir."

Bir Kıtlık yılından sonra, çıkacak Hz Mehdi, inşallah kardeşleri için Allah’tan bağışlanma dileyecek, çünkü; Yusuf as kardeşleri için bağışlama dilemişti ve bundan sonra ülkenin hazineleri ona teslim edilmişti. O (Mehdi), bu hazineleri gerçek sahiplerine adil bir şekilde dağıtacak, Rabbim rahmet ve bereketin ümmeti Muhammed as’ın üzerine olsun, onları şaşkınlıktan sonra kurtuluşa vesile yapacağın elçin Muhammed Efendimizin varisçisi kıldığın, 12 imam’ımızı bize yardımcı kıl. Düşmanlıkları kalplerden arındıracak Rahmet senin bize vereceğin kapıda. Onun yakın olması için senden diliyoruz. Bizi habibin İbrahim AS’ın  duasıyla kurtuluşa eriştirmek için, Allah’ım senin rahmet hazinelerin olan güzellikleri kalbimize ver. Nurlandır bizi, kalpler kurtuluştan sonra izninle, imansızlığa yeğlenmezsin. Biz rabbimizden dileyip istedik, O bize  her an, her yerde  bize Rahmet’in eserlerini gösterdi, O Rahmetlere şükür etmemizi nasip eyle. Bütün hamd  ve övgüler sanadır, Rabbim.



HADİS
Muhammed Bakır Aleyhisselam buyurdu ki:  ''Bu işin sahibinde (Mehdi'de) Yusuf'a bir benzerlik vardır.''(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.189)


Açıklama:...
Bu işin sahibi  Kader de Mehdi As'dır. Yusuf As'a benzer olan durum ise, ilim olarak ortak aynı ilme tabi olmalarıdır. Mehdi As'ın yaşayacağı hayat ile Yusuf As benzer olmasının en belirgini, hapis, evinden (ailesinde) uzak kalması gibi bu iki etkenin öne çıkması ve bir çok Allah dostu tarafından Peygamberimizden Rivayet edilmesidir. 


HADİS
''Ebu Basir der ki; İmam Muhammed Bakır Aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum:
''Bu gaybetin (Mehdi'nin) sahibinde dört Peygamberin sünneti vardır; dedim ki, Hz Yusuf'un sünneti nedir ?'' Buyurdu ki, zindan ve gaybet. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 190)

Sonra Hz Mehdi Aleyhisselam Hz Yusuf'a benzemekte ve onun halkı gördüğünü, ama halkın onu göremediğini ve Hz Ali'nin de buyurduğu gibi, gökten nida (ses gelinceye) olunana dek onun görülmeyeceği kesindir. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani Gaybet-i Numani s.167)


Açıklama:...
Mehdi'de bulunan özelikler; velayetin nuru itibariyle, Yusuf as'dan Peygamberler vasıtasıyla Peygamber Efendimize, ondan da Hz Ali'ye geçer. Sırasıyla 11 ''imam'dan geçtikten sonra velayet Mehdi as'dan kendini nurlandırır.

Kalıtsal olarak, velayet 11'ci imam Hasan El Askeri'den sonra gizlilik içine girer. Açığa çıkması Ahir Zamanda olur. Bu Yusuf as'ın özelliklerine sahip, Nurlu bir şahıs olan 12'ci İmam Mehdi'de açığa çıkar. Ancak gözle görülecek bir vasıta değildir, bu imanın kuvvetli ve bilinmeyen bir ilim ile açığa çıkar. Bunu da herkesin anlaması ve akıl erdirmesi lazım değildir. İmtihan gizli olduğu için, nur kendini gizlemek zorunda, açığa çıkması imtihan olunan kişinin kendi akıbetinden haberdar olmasına sebep olur, bu durum şuna benzer.

Kişi inanmak için Mucize ister. Açıkta kişiye gösterilen mucizeye iman kuvvetleşir. Halbuki şu durum imtihanın sırrına Mukabildir. Bir kişi Ehliyet almak için daha sınava girmeden sınav sorularında haberdar olmuş olsa ve cevaplanacak soruların yanıtını önceden hazırlardı. Sınav zamanında kolaylıkla o sorulara yanıt verirdi. Böylece imtihanı eksiksizce kazanırdı.

Halbu ki, bu zamanda (her bir yerde) böyle bir şeye müsade edilmiyor. Kişi girecek soruları ancak yazılı metinde öğreniyor. Buna göre kabiliyet ve yetenekle birleşen bilgi orada kendini açığa çıkartıyor. Ve orada yazılı metne verdiği cevap anahtarı onun imtihan sonucunu belirtiyor. Kazanıp yada kaybetiği sonucu imtihana girdikten sonra gelen yazılı cevap anahtarında öğreniyor. Yanlış  veya doğrularını hayattayken öğreniyor. Ancak bilmediği şey neydi, sorusuna yanıt ise kati olarak şu idi. Asla sınav sorularının ne olacağından haberdar olmadığıdır.

Hz Yusuf'un sünneti nedir;

Hz Yusuf küçük yaşta kardeşleri tarfında kuyuya atıldı. Kuyuya atıldığı zaman, Allah Yusuf as'a Velayetin ağır yükünü verdi.

Yusuf 12/15 Onu götürüp kuyunun dibine koymaya karar verdiklerinde biz de ona şöyle vahyettik: Yemin olsun ki sen onlara, şu yaptıklarını hiç farkında olmayacakları bir sırada haber vereceksin."

Mehdi as, Hz Yusuf as benzer bir durum yaşayacak, bu hayat için olağan şartlar altında gerçekleşecek bir durumdur. Açıkta görülecek bir durum değildir. Mehdi as bu durumu yaşarken farkında olmayacak. Ancak zamanla akıl yoluyla olayların zahiri nedeninde doğan sonuçlarına bakıp, yol gösterciye ulaşacak. Bu gizli ilme dair  bir bilgidir. Yalnız Mehdi as bu ilimden haberdar olacak.

Halkın gözünde kaybolacak 12'ci imam Mehdi, yaşadığı ortamı (çalıştığı) terk edip uzaklaşacak. Belirli bir süre halkın içine çıkmayacak. Yusuf as kardeşleri tarfında kuyuya atılınca, ailesinden ve yaşdığı çevreden uzaklaştı. Yabancı kimseler tarafında himaye altına alındı. Buna benzer bir durum ile karşılaşacak olan Hz Mehdi, ailesinde uzak bir yerde yaşayacak. Bu durum Kuranda Musa As'a atıfta bulunurken, Hz Mehdinin yaşayacağı yeri belirtiyor.

Kehf 18/60 Bir zaman Mûsa, genç dostuna şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere kadar hiç durmadan yürüyeceğim yahut da seneler ve seneler harcayacağım."

Onun (Mehdi'nin) yapacakları şeyler Kuran'da kullardan bir kul olarak geçen, yalnız halk arasında ismi Hızır olarak bilinen, Hızır As'a benzer. Musa As, Hızır As'a tabi olurken şunu vaat etmişti;

Kehf 18/66 Mûsa ona dedi ki: "Sana öğretilenden bana da bir olgunluk/bir bilgi öğretmen şartıyla sana tâbi olayım mı?"
Kehf 18/67 Dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe dayanamazsın."
Kehf 18/68 "Havsalanın almadığı bir şeye nasıl dayanacaksın?"
Kehf 18/69 Mûsa dedi ki: "Allah dilerse beni sabırlı bulacaksın; hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim."

''Musa As, Hızır As'a söz verince buna karşılık Hızır As Musa As' a şunu dedi''!

Kehf 18/70 Dedi: "Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!"

Gizli kalan Mehdi As, halkın içinde yaşar. Yalnız yapacağı şeyler, (işler, konuşmalar, davranışlar) halk arasında zahirde (açık, belirgin, görünen) yanlış görülebilir. Ancak, batınında (işlerin içyüzünde) Allah'a teslim olmuş bir kul tarafında sergilenen davranışlar olacağı için halka ters gelir. Halk onu anlamakta güçlük çekebilir ve bundan dolayı ona (Mehdi'ye) karşı çıkarlar. Ancak Mehdi As kendi durumunda haberdar olup, yüklendiği vazifeyi terk etmeyecek. Tebliğ vazifesini gizli yapacak olan, Mehdi As Allah'dan gelen ilham üzerine ancak açığa çıkar. Belirgin olarak görülmesi  ilk başlangıçta mümkün olmayacağı için, ancak ilmin derinliğine bağlı olarak imanın nuru ile bilinip ve tanındıktan sonra halkın ümitsiz olduğu bir zamanda ve şartların yerine gelmesinde sonra halk tarfında ortaya çıkartılır. Bu ses bügün televizyon, internet ve radyo aracılığı ile duyurulur.



10 Eylül 2011 Cumartesi

mehdi as şirki kaldıracak


HADİS
Hz. Mehdi (as) benim evlatlarımdandır...Yeraltındaki hazineleri çıkaracak ve şirk beldelerini fethedecektir."(Beklenen Mehdi'nin Alametleri, Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), sf. 25)
 
Açıklama:...Peygamber Efendimizin yaşadığı  dönemde insanlar putlara tapıyorlardı. O dönemin insanları bu putları kendileri için bir yaratıca (ilah) yapmışlardı.  Onların önünde secde’ye kapanıyorlardı. Adeta kendilerine bir rehber yapmışlardı bu putları, onlardan gelecek için, bir yakarış, bir yol-yorgan beklentisi içindelerdi.
 
Şimdi şu puta senin şeklinin ve şemalinin (işleyiş şekli bedenin) varlığını sana haber veren nedir? Desek; o bize cevap veremez, ya da o bize sesini duyuramaz veya görmemiz için bir yön tayin edemez.  Bu halde olan bir putu kendine ilah edinmek ne kadar akıl karıdır.
 
Peki şunun ötesinde olan birisini düşünelim, bu bizi duyan (işiten) biri olsun. Sabah kalktık iş yerimize gitmek için, evdeyken, yolda giderken, ve durduğum yerde; kemdi içimde konuştum ve dedim ki bugün geç kaldım, araba da geç gelirse şimdi ne yaparım?
 
Dedim ve beklemeye başladım, bir süre sonra araba geldi ve ben işime gittim. Bu iş hem kolay oldu ve hem de belli bir zaman diliminde gerçekleşti. Yahu dedim ki kendime, ben içimde kiminle konuştum da bu konuşmamı birisi mi duydu (işitti), böyle sanki daha önceden bir sonuç varmış gibi bu araba geliverdi.  Gören birimi var beni, şu kolaylıkla gittim işime.
 
Bu bir örneklemeydi, burada ne demek istiyoruz. Birincisi; birisiyle konuşurken, karşıdaki insanın sana cevap vermesi için, seni duyması lazım gerekir. Put ya da bir ağaç insanı duyar mı, onun yoksa kulaklarında zarı varda biz mi göremiyoruz. Eh şimdilik bunu dedik,; ancak onu yapan bir el var, onu yapan da sonuçta bir insan, onun yapılışını biliyor, buna kulak zarı takmadığını da biliyor.! Peki neden böyle işitemeyen birinde yardım istiyor. Halbuki onu kendisi yapmıştı. Kendi gözleriyle de   görerek bunu yaptı. Yoksa kör müydü; hayır kör değildi, o onun sanatıydı, onu ustalıkla işledi sonra bir eser yarattı. Yalnız bu eser ona cevap vermeyen bir eserdi. Ne kendisi için bir yarar sağlar, nede ustası için.
 
Kişinin her konuşmasını işiten biri olmalı ki, insanın her isteği yerine geliyor. Bu işitenin aynı zamanda, bizi görmesi lazım ki, bize cevap verebilsin. Deli veya duyamayan birinde bir talepte bulunsan (kendi lisanında), ne düşünür bilir misin? Bilemezsin; çünkü onun ne karşılık vereceğini bilmiyorsun. Olay bir mutlak son ile bitecek, bu son nereye varacak bilir misin! Onu da bilmezsin. Eh işin bir sonu olacak; bir usta, bir sanat yaptığında bir nakış ile bunu düzenler. Bu nakış o kadar ince bir sanat ve ustalık ister ki, her şey yerli yerinde bir birini  tamamlasın. Peki sen deliyle nasıl bir sanat işleyip bilemediğin bir son ile karşılaşacaksın, bunu bilir misin?  Ya  dersin; bilmez misin, o deliyi, o sağırı yaratan ona göre bir sanat icat etmiş, ve onu da  sana öğretmiş. Bak bir yanılgı payı çıkara bilir misin?
 
Yer altı hazineleri insanların olayların dış yüzüne bakıp aldandığı zahir’i (açık, belirgin, görünen) olarak yaratılmış yönüdür. Mehdi as yer altı hazinelerini  çıkaracak, bir deyim olmak şartıyla, işlerin batın’ına (içyüzüne) bakar. Bu dünya, evren ve içindekiler var edilmiş ve usta bir sanatla şenlendirilmiş olup, bir düzen ve ölçü ile dengelenip işleniliyor. Bu sanat nasıl icat edilmiş sorusuna bir cevap olacak zamanın iki sahibi Mehdi as ve veziri olarak, 2011 yıl evvel göğe kaldırılan Meryem oğlu isa as. Allah tarafında arz alemine indirilecek.
 
NİSA 4/157 "Biz, Allah'ın resulü Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleri yüzünden. Oysaki onu öldürmediler, onu asmadılar da; sadece o onlara benzer gösterildi. Onun hakkında tartışmaya girenler, onunla ilgili olarak tam bir kuşku içindedirler. Onların, ona ilişkin bir bilgileri yoktur; sadece sanıya uymaktalar. Onu kesinlikle öldürmediler.
 
158 Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
 
159  Ehlikitap'tan her biri ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. Kıyamet günü de o, onlar aleyhine bir tanık olacaktır.
 
Şu anda halkın arasında dolaşan  bu iki insan, şartlar ve durumlar oluştuğu bir zamanda çıkacaklar. Bu ALLAH’IN keremidir kullar için. Bir bağışlanma kapısı açılıyor.
 
Öyle bir zamandayız ki, Allah’ın her kulu için bir yol gösterici olarak indirdiği kitapları, insanoğlu kendi nefislerinin arzu ettiği ölçüde yorumlayıp, kendine rehber  ediniyorlar. Kendisi kitap’a uyma yerine, kitabı kendine uyduruyor. Böyle bir zamanda gelecek bu şahıs (Mehdi) insanları düştükleri karanlık kuyunun içinde, aydınlığa çıkarıp, Allah neden insanı, cinleri, melekleri, diğer ruhanileri, canlıları ve bu iki alemi yaratmış! Sorusuna yanıt bulacaklar. Böylece Allah’a ortaklıkta bulundukları durum hakkında bilgi sahibi olacaklar.
 
--Kısaca; Ortaklık (eş tutmak) nedir; bu alemler içinde yaratılmış her varlığın bir yaratıcı tarafında yaratılmadığına inanmamak. Onu yarattığı her şeyi (bu bir kısım olsa, zerre miktarınca olsa dahi) inkar etmek.
 
Bu zamanın sahibi Mehdi as. yaratılışın ispatı ve delili olarak gelecek. Hz Peygamber tarafında 1400’lü yıllar başında çıkacağı bildirilen, 12 İmam Mehdi hangi ortamda ve Nasıl bir zaman da, nasıl çıkacağını, hadislerde detaylı bir biçimde açıklamış. Ve bütün fiziki özellikleriyle beraber, doğumunun gerçekleşeceği şehir, tebliğe başlayacağı yaşı ve şehri, hangi ülkede nasıl bir ortamda çıkacağı, hareket tarzı, konuşma şekli, davranışları, ve en belirgin özelliği, Kuran’da geçen Kehf-Ehli ile aynı (benzer) ortamı ve yanındaki kişilerin sayısını belirtmiş.

5 Eylül 2011 Pazartesi

Mehdi as'ın Çıkışına İnanmayacaklar


HADİS
Onun (Hz. Mehdi (a.s.)’nin) çıkışını bir heves, bir söylenti sanacaklar. Oysa o (Hz. Mehdi (a.s.)) bir gerçek olacak.(Bihar ül Envar, 13. Cilt, sayfa: 909)


Açıklama:...Mehdi as'ın çıkışını haber veren hadisler sebebiyle, Ahir Zaman’da çıkacak olan; o şahsın(Mehdi'nin), ortaya çıkacağına inanmayacak birçok kesim olacak. Onun çıkışına ortam hazırlayacak bir guruptan başka az bir kesim onun çıkışına, geleceğine inanacak.  Bu gurubu peygamber efendimiz şöyle dillendiriyor.

Doğudan bir takım insanlar çıkacak ve Hz Mehdi (as)'a zemin hazırlayacaklar. Hz Mehdi (as) onlar arasında hükümdar olacaktır. (İbni Mace, Kitab-ül Fiten: 35 (4088

...Ve köşe bucakta benim oğluma (Hz. Mehdi (as)'a) yardım edecek dağınık olan Türk bayrakları zuhur edecek. (Gaybeti numani, s. 323)

Mehdi as’ın çıkışını haber veren hadisler de, onun doğu tarafından  çıkacağını  bildiriyor. Ancak onun çıkışını müjdelemek üzere, Allah ona bir gurubu vezir kılıyor. Bir takım insanlar da onun çıkışına inanmayıp, onu yalanlayacaklar. Bu Kuran’da şöyle anlatılmakta;

HUD 11/12 Belki de sen; onlar, "Ona bir hazine indirilseydi, yahut beraberinde bir melek gelseydi ya!" diyorlar diye göğsün sıkışıp daralarak, sana vahyedilmekte olanının bir kısmını terk etmeye kalkarsın. Gerçek olan şu ki, sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şey üzerinde bir Vekîl'dir.

Oysaki onun çıkışına tanık olduklarında, Allah’a teslim olmaktan başka bir kurtuluşları olmayacak. Allah ne zaman bir elçi göndermiş ise, elçi gönderildiği kavim tarafında hep yalanlanmış.  O Hak üzere gelen elçiye inanmayıp, buna (ona inanmaları için) karşılık mucize istemişler. Allah vekil olarak gönderdiği kula mucizevi olayları gösterdiğinde, bu sefer onu sihir, ve büyü yapmakla suçlamışlar.

ZARİYAT 51/52 İşte böyle! Onlardan önce herhangi bir resul geldiğinde, mutlaka şöyle dediler: "Ya büyücüdür ya deli."

BÖYLE BİR ORTAMDA GELECEK OLAN HZ MEHDİ İLK GELDİĞİ VAKİT, AÇIK OLARAK HALK TARAFINDAN  YALANLANACAK, ANCAK DAHA SONRA TOPLULUKLAR ONUN GERÇEK (HAK ÜZERE GELEN MEHDİ AS) OLDUĞUNU GÖRDÜKLERİNDE, ONA İNANMAKTAN BAŞKA BİR ÇARELERİ KALMAYACAK. ÇÜNKÜ ONUN GELİŞİ KIYAMET ALAMATİDİR. O GELMEDEN KIYAMET KOPMAYACAK. ALLAH ONU VESİLE KILARAK KIYAMETTİN VAKTİNİ UZATARAK, KULLARA BÜYÜK BİR BAĞIŞLAMA VERMİŞ. BU ONUN (MEHDİ) AS’MIN DUASI OLUP. BU KURTULUŞ KIYAMETTİN KOPMASINDAN ÖNCE OLACAK. BU KURTULUŞA EREN İNSANLAR KIYAMET’TİN KOPUŞUNA TANIK OLMAYACAKLAR.


1 Eylül 2011 Perşembe

MEHDİ (A.S) DÖNEMİNDE DİN ALİMLERİ


HADİS
İlim, alimlerin kaldırılması ile ortadan kalkar. Ortalıkta Alim kalmaz. Nihayet insanlar cahilleri rehber ve önder edinirler; meselelerini onlara sorarlar. Onlar ilme dayanmadan halka fetva verir; hem kendisi sapar ve hem halkı sapıtır. Buhari, nr. 100, 7307; Müslim, İlim 13 (nr. 2673); Tırmizi, İlim 5 (nr. 2652); Nesai, es-Sünenü’l-Kübra, nr. 5907; İbn Mace, Mukaddime 8 (nr. 52); Ahmed, el-Müsned, 2/162, 190; Darimi, es-Sünen, Mukaddime 26; İbn Hibban, es-Sahih, nr. 4571, 6719, 6723. Hadis-i şerif Abdullah b. Ömer’den (r.anhüma) rivayet edilmiştir.(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)

Açıklama:...
Ahir Zaman’da Din adına ilme bürünen, din adamlarının alacağı hal ve tutumu Hz Peygamber Efendimiz 1432 yıl evvel haber vermekte. Peki,  Peygamber efendimiz böyle bir durumu nasıl haber veriyor?

Böyle bir durum ancak kendisine gösterilmesiyle anlatılacak bir neticedir. Bu hal Cenab-ı Allah tarafında, sanki canlı bir televizyon programını seyreder gibi açık ve neticesi belli bir durumda gösterilmiş. Peygamber Efendimiz  de, asil, güzel ve özlü  bir anlatımla din alimlerinin Ahir Zaman da teşkil ettikleri durum ve konumu hakkında bilgi vermiş. Bu durum, Halık (Yoktan yaratan. Yaratıcı. Allah (C.C.)) olan tarafından, Peygamber Efendimize Rüya ile gösterilen bir neticedir.

Bu zamanda kişi kendi menfaati doğrultusunda,  Allah’ın kitabı olan Kuran’ın Ayet’lerini, çıkarı ve arzusu doğrultusunda yorumluyor. Üstelik Kuran’da olmayan şeyleri Allah’ın kitabında varmış gibi göstererek, bu zamanın cahillerine anlatıyor. Onlar ise hallerinde memnun olmalıdırlar ki araştırıp soruşturmuyorlar. Çünkü onlar ne yapmak ve ne yaşamak istiyorlarsa, ancak bu şekilde ona ulaşıyorlar. Bu onların işine gelen bir durumdur.  

Ancak peygamberimiz bu durumu anlatırken, halkı sapıtanların din namına hareket eden sapık ilme dayalı fetva veren yobaz ve işlevi şeytana yandaş bir tutum sergilemekte olan zındıkçıların bu işi yapacağını haber veriyor. Bunlar trenin raydan çıkıp istikametini kaybetmesi ve devrilmesi gibi,   dinden çıkmış olacaklar. Din namına hiçbir şey kursaklarında olmayacak. Yapacakları  sadece bu dünyalık işler doğrultusunda alacakları menfaattir (işin kazancı, para, sermaye). Elde edecek bir kar üzerine hareket ederler. Bu onların bağrında barındırdığı ve halktan gizledikleri nefsin arzu ve istekleridir.

Biliyoruz ki, bu zamanda herkes çıkarı doğrultusunda hareket ediyor. Kim bir lokma fazla kaparımın peşinde. Halkı bu şekilde uyutup şırıngayla uyuşturuyorlar. Halbuki kıyamet günü bu onların perişan bir durumda kendilerini Allah’ın huzurunda peşin olarak dünyada aldıkları ücret karşısında, geride ahiret için ellerinde ve avuçlarında bir şeyin kalmadığıdır. Bu ancak ateş ehline yakışan bir durumdur. Böyle bir tavır sergileyen halkın aşırı uçkunları, şeytanının  içinde bulunduğu duruma kendilerini de atmış olurlar.

İSRA 17/18 Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.

Demek bu dünya malını isteyen, buna karşılık kendi ahiret hayatınıda satmış olacak. Hem de az bir ÜCRET KARŞILIĞINDA, yıllarca çalıştığı, ürettiği ve emek sarf ettiği kendi değerleri az bir bedel karşılığında peşin olarak bu dünyaya bırakılıyor. Yani kul bu dünya hayatını arzulayıp istiyor. Buna karşılık ölümden sonra ki dirilişe inanmıyor. Eğer buna inanmış biri olsaydın yaptıklarını az bir ücret karşılığında hasat zamanında satmazdın. Onu Rızık olarak veren Allah' a Hamd edip, öteki yıla hasatlık için bir kımını bırakırdın. Ama öteki seneyi düşünmeyip, hepsini yedin. Ey karınca sen tarlanın hasılatını yarın için mi toplarsın ?



HADİS
Geleceği vaad edilen Mehdi dinin tervicini (değerini artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad ettiği (istediği) zaman; bid'at ehl-i ile ameli adet edinen, hasene zannı ile dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri, dinin emri olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle şöyle diyecektir: BU KİMSE (YANİ MEHDİ) DİNİMİZİ KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR. (Mektubat-i Rabbani, 1/535)

HADİS
Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) döneminde din tamamen rey'den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN UZAK DURACAKLARDIR. Zira zanlarına göre, gerçekten Allah imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını kabulleneceklerdir... (Muhyiddin Arabi, "Futuhat-El Mekkiye", 66. bab, c. 3, s. 327- 328)

HADİS
... Mehdi, dini Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. ONUN DÜŞMANLARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK. Çünkü onlar Mehdi'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA GELEMEYECEKLER... Onun kılıncı (ilmi, manevi gücü) kardaşlarıdır. Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler.

HADİS
ONUN AÇIK DÜŞMANLARI FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek.. ŞAYET ELİNDE KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek (temizleyecek), onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam (hükümler) hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER.

(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri, 186-187)

HADİS
... Mehdi, dini Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. ONUN DÜŞMANLARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK. Çünkü onlar Mehdi'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA GELEMEYECEKLER... Onun kılıncı (ilmi, manevi gücü) kardaşlarıdır. Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler.

HADİS
ONUN AÇIK DÜŞMANLARI FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek.. ŞAYET ELİNDE KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek (temizleyecek), onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam (hükümler) hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER.

(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri, 186-187)

HADİS
Allah-u Teala ilmi size ihsan buyurduktan sonra (hafızanızdan) zorla çekip almaz. Lakin alimleri, ilimleri ile beraber cemiyet içinden alır, ruhlarını kabzeder. Artık kara cahil bir zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar, onlar da (ayet, hadis gözetmeden) kendi düşünce ve arzularına göre fetva verip, hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar. (Buhari Tecrid-i sarih: 2174)


Kıyamette bir din adamı Cehenneme atılır. Tanıdıkları ona, "Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?" derler. O da, "İnsanlara, günahtır, yapmayın" der, kendim yapardım. "Yapın" dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum" der. [Buhari]

HADİS
Resulullah (s.a.a) şöyle rivayet etmiştir: Yakında akıllı bir insanı göremeyeceğiniz bir şekilde, insanların akıllarının kendisi hakkında şaşırıp kalacakları, kör ve sağır bir fitne size yönelecektir. (O zaman) insanlar, hayvanlara benzeyecek şekilde akılları yok olacaktır. Nitekim insanlardan hiçbir kimse, o fitneden saklanabilecek bir sığınak bulamayacaktır. Hiçbir kimsenin "Niçin?" "Niye?" "Yeter artık!" gibi şeyler söylemeye gücü yetmeyecektir. Fitne, bir yerde bitmeden başka bir yerde başlayacaktır. Herkes kendisini bir şey üzerinde sanacak(yani herkes kendisini akıllı, imanlı ve doğru bilecek). Halbuki hiç bir şey üzerinde olmayacaktır... Soyumdan olan biri ortaya çıkıncaya kadar fitnenin girmediği hiçbir ev kalmayacaktır... (Et-Teşrif-i Bil Menun,Melahim ve Fiten Kitabı,Seyyid ibni Tavus Sayfa 68,70,72)

İmam Cafer-i Sadık(as) şöyle buyurdu:
HADİS
HADİS
Kaim'imiz kıyam ettiği zaman Peygamberin(s.a.a) cahiliyet cahillerinden görmediği şeyleri, (kendi zamanının) insanlarının cahillerinden görecektir.
Fuzeyl şöyle arz etti: Nasıl böyle olacaktır? Şöyle buyurdu:
Peygamber(s.a.a) geldiği zaman insanlar; taşlara ve yonttukları heykellere ibadet ediyorlardı. ANCAK KAİM'İMİZ KIYAM ETTİĞİ ZAMAN İNSANLAR,ALLAH'IN KİTABINI ONUN ALEYHİNE TEVİL VE TEFSİR EDECEKLER. O'NA KARŞI ALLAH'IN KİTABINDAN DELİL GETİRECEKLER.
Mucem-ul Ehadis-i İmam Mehdi Cilt:3 Sayfa:500 , Bihar Cilt 52 Sayfa:362)

... İŞTE O ANDA EMRi BİL MARUF VE NEHYÜ ANİL MÜNKER TERK EDİLECEK, ZİNA ÇOĞALACAK, ÇOK KAN DÖKÜLECEK, ALİMLER ZALİM KİMSELERLE SAMİMİ OLACAKLAR, DEVLET İDARECİLERİNİN KAPILARINA ÇOK GELİP GİDECEKLER.
HADİSHz.  Ali’den şöyle rivayet edilmiştir:
ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK, KURAN, İNSANLARIN KENDİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN’A UYDURACAK. ...Yeryüzü içinde sakladığı herşeyi onun için çıkaracak bütün imkanlarını ve bereketini onunu hizmetine sunacak. İŞTE O ZAMAN HZ. MEHDİ (A.S.) GERÇEK ADALETİN NASIL OLDUĞUNU, KİTAB VE SÜNNETİ İHYA ETMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU SİZE GÖSTERECEKTİR.  (Nehv-ül Belağa, Feyz-ül İslam Baskısı, sf. 424,425)


HADİS
Fazl bin Yesar şöyle der, İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum; "Doğrusu Kaimimiz  (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde, Resulullah (sav)’ın cahiliye dönemindeki halktan gördüğü muamelelerden daha şiddetlisi ile karşılaşacaktır. Şöyle arzettim: "Bu nasıl olacak?"

Şöyle buyurdu: "Resulullah halka geldiğinde halk taşlara, kaya parçalarına ve tahta parçalarına tapıyordu. AMA KAİMİMİZ (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM ETTİĞİNDE (ZUHUR ETTİĞİNDE) HALK ALLAH’IN KİTABINI KENDİLERİNE GÖRE YORUMLAYARAK ONU DELİL OLARAK GÖSTERECEKLER." Sonra şöyle buyurdu: "Allah’a andolsun ki tıpkı sıcak ve soğuğun evlerine girdiği gibi, onun adaleti de onların evine girecektir.” (Gaybetu'l Numani, sf 350)

HADİS

25 Ağustos 2011 Perşembe

MEHDİ AS'A BİAT


MEHDİ AS' İLK BİAT CEBRAİL AS TARFINDAN OLACAK

HADİS
Muhammed bin Müslim şöyle der: “Haceti olan biri onu çağırdığında kim ona icabet eder.” Ayeti hakkında İmam Muhammed Bakır aleyhisselam şöyle buyurdu: Bu ayet Kaim aleyhisselam hakkında nazil olmuştur. Beyaz bir kuş şeklinde Kabe’nin oluğundan gelip HALKIN İÇİNDE HZ. MEHDİ’YE İLK BİAT EDECEK OLAN CEBRAİL ALEYHİSSELAMDIR.(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.374)

Açıklama:...Bu işin sahibi olan Mehdi as’a ilk biat (Bağlılığını, itimadını bildirmek) eden Cebrail as olacak. Bir kuş mahiyetine bürünecek olan Cebrail as’ın böyle bir tarza bürünerek gelmesi mümkün mü? Böyle bir soruya karşı ne düşünebiliriz.

Evet mümkün, ancak bu iş insanın iradesini yitirmeyecek bir şekil de olur. Demek bu onurlu ve sadakatli işte Cebrail as Allah’a olan bağlılığını posta bürünmeyle, akıl ve iradenin kendi doğal fiiline uygun bir şekilde gerçekleştirecek. Bu işte mümkün olan şu ki, Cebrail as bir sebebe dayalı bir şekilde Hz Mehdi’ye biat’ını sunacak. Bazen aklın eremediği durumlar olur. İnsan bir beklenti içinde kendisi için önemli olan bir işe koyulmuşken, hiç beklemediği farklı bir gelişmeyle karşılaşır. Bu gelişme o koyulduğu işin akışını engeller ve başka bir duruma kaymasına sebep olur. Bunu şu şekilde örneklendirelim. Uzak bir yerden akrabasını ziyarete gitmek için plan yapan bir ailenin yolda hiç hesap etmedikleri bir kaza ile karşılaşıp, aile bireylerinden birinin ölmesi veya birinin sakat kalması gibi, bir durum olduğu zaman, o gidişat üzerine hayal ettikleri iş planlanması birden ortadan kaybolur. Çünkü akıl buna uygun sebepler doğrultusunda iradeye sevk edilir. Ve böylece Allah bir fiil olarak aklın işlevini sebeplere dayalı bir mantıkla iradeyi kulla teslim eder. Yani, düşünmesi elinde alınmamış her türlü imkan, artık ona teslim edilmiştir. Ancak buna alakadar olacak kişiler, çok zaman ihtiyarını Allah’a teslim etmiş olmak gerekirse, bu mantıksal iradeyle, fiili olarak aklın olgun bir manevi düzeyine bürünmüş post sahibi olan kullar kavuşabilir.

Anlatmak istediğimiz iş burada bir kuşa yem verdiğinde, o kuş yaratılışına uygun bir davranış sergiler. Onda bir korku hali, hareketleriyle kendisini gösterir. Bu açık bir şekilde görülür. Böyle bir durum akıl ve mantığı elinde olan her insan tarafında görülür. İşte böyle bir tarzda 12 imam Mehdi as’a biat’ını sunacak olan Cebrail as'dır.

O (Cebrail as), beyaz bir kuş şeklinde, Kabe’nin oluğundan gelip HALKIN İÇİNDE HZ. MEHDİ’YE İLK BİAT EDECEK OLAN CEBRAİL ALEYHİSSELAMDIR olarak nitelendirilmesinin sebebi nedir?; diye bir soru sorarsak?

İnsanoğlu bu alemde imtihan ediliyor, Melekler Allah’a kulluk vazifesini yerine getirmekle yükümlü elçilerdir. FATIR 3/1 Hamt, Fâtır olan Allah'adır; gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan O'dur. Yaratışta/yaratılmışlarda dilediğini artırır O. Hiç kuşkusuz, Allah her şeye gücü yetendir.

Bu elçiler masum ve günahsızdırlar. O yüzden Mehdi as’a biat edecek Cebrail as bu masumiyet postuna bürünecek. Allah iradeyi kula teslim edilmiş olarak, mantıksal bir manevi doğrultuda yaratılışa uygun bir vaziyette, mümkün olması dahilinde ki nur’u rızalık rüştüne uygun şekilde bir teslimiyetle, gerçekleştirecek sebepleri var etmiş. Bu sebepler yerli yerinde birbirini tamamlar.

Bu durum post ehli olan Cebrail as ‘mın biat’ının (bağlılık) gerçekleşmesiyle olur. Bu biat açık olarak görülmez (kalp nuru ile ancak görülür) ve buna tanıklar huzurunda bir oluşum oluşturulur ki, buna tanık olanlar şahit oldukları durumu akıl ile bir uyarı niteliğini taşısın diye, buna şahit tutturulurlar. Bu yaratan’ın yaratılış kanunlarına uygun olarak yerli yerinde birbirini tamamlar. Bunu yapan her şeye Hakim olan biridir. Bu Hakim ise her şeye güç yitirendir, ilkram ve cömert sahibidir O. O kullarını kollayıp, gözetip yol gösterendir. Onun doğruluğuna iman etmiş olanlar kavuşur.

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Sözde din alimleri Hz. Mehdi'ye düşmanca davranacaklar


Buhari'de, Müslim'de, Ebu Davud'da yer alan sahih bir hadiste ahir zamandaki cahil bazı alimlerin durumu şöyle haber verilmektedir:

Süveyd bin Gafele (ra)’dan: AHİR ZAMANDA TÜREMELER ÇIKACAK: BEYİNLERİ ÇALIŞMAYACAK. KONUŞURKEN ÇOK GÜZEL KONUŞACAKLAR. KURAN OKUYACAKLAR, FAKAT İMANLARI GIRTLAKLARINDAN AŞAĞIYA GEÇMEYECEK.... (Buhari, Sahih 3611, 5057, 6930, Müslim, 1066, EBU Davud 4767, Ahmed bin Hanbel, Müsned 1, 81, 113, 131, 289; Tayalisi, el-Müsned, nr. 1984.)

Peygamberimiz (sav) bu hadisinde ahir zamandaki cahil sözde alimlerin özelliklerini şöyle belirtmiştir:

1. Beyinleri çalışmayacak, yani akıl zayıflığı içinde olacaklar,
2. Konuşurken güzel konuşacaklar, yani uzun konuşmalar yapacak, saatlerce açıklamalarda bulunacaklar ama anlattıkları hayatlarına ve ahlaklarına yansımayacak. Anlattıklarıyla yaşadıkları arasında uyum olmayacak. Mesela Kuran ayetleriyle müminlerin fedakarlığını anlatacaklar, ama kendi rahatlarına çok düşkün olacaklar. Allah yolunda hizmet etmenin önemini anlatacaklar, ama aileleriyle, işleriyle meşgul oldukları için ilmen mücadele içine girmeyecekler. Peygamberimiz (sav) "İmanları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek" derken bunu kast etmekte, bu kimselerin samimi bir tavır içinde olmayacaklarını haber vermektedir.

Peygamberimiz (sav), ahir zamanda Kuran’ı çok iyi bilen, saçları tıraş edilmiş, başları sarıklı bazı kişilerin ortaya çıkacağını da haber vermiştir. Ancak bu kişiler yaptıkları izahlar ve açıklamalarıyla dini savunuyor görünseler de konuşmaları, yaptıkları açıklamalar, dine kendilerince ekledikleri bidatler ve çarpık din anlayışları ile adeta yayın oktan çıkması gibi, İslam dininden uzak olacaklardır. Bu anlayışlarıyla Kuran’a ve samimi Müslümanlara karşı mücadele eden bir tavır içerisinde olacaklardır.

"DOĞUDAN BAŞLARI TIRAŞLI KAVİMLER ÇIKACAK; DİLLERİ İLE KUR'ÂN OKUYACAKLAR (FAKAT) BOĞAZLARINDAN AŞAĞI GEÇMEYECEK. ONLAR DİNDEN YAYDAN OKUN ÇIKTIĞI GİBİ ÇIKACAKLAR."

(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)

Bu kişiler Hz. Mehdi (as)'a karşı deccaliyetin safında yer alacaklar, Hz. Mehdi (as)'a karşı mücadele edeceklerdir:

Resulullah (sav): "ÜMMETİMDEN BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ DECCAL'A TABİİ OLACAKTIR."(Ebu Bekir Abdürrazzak b. Hemmam, Abdürrazzak es San’ani , El Musannef, XI, sf. 393)


"ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALA TABİ OLACAKLAR." (İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)

Bir diğer hadiste ise, bu cahil alimlerin kendilerine menfat elde etmek amacında oldukları, samimi olmadıkları şöyle haber verilmektedir:

"İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, avam halk Kuran okuyacak, ibadete kendini verecek (fakat) bidat ehlinin işleri ile meşgul olacaklar; hissetmedikleri yerden şirke sapacaklar. SÖZ VE İLİMLERİ VASITASIYLA RIZIK ELDE EDECEKLER, DİNİ ALET EDEREK DÜNYALIK EDİNECEKLER. İŞTE BİR GÖZÜ KÖR DECCALİN UYDULARI BUNLARDIR."
(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6255)


Ahir zamanın bir diğer özelliği de, bu cahil sözde alimleri insanların kendilerine önder edinmesidir. Bu kişilerin cahil olduklarını, samimiyetsiz açıklamalarda bulunduklarını bildikleri halde bunlara uyanlar olacaktır:

"İLİM, ALİMLERİN KALDIRILMASI İLE ORTADAN KALKAR. ORTALIKTA HİÇBİR ALİM KALMAZ. NİHAYET İNSANLAR CAHİLLERİ REHBER VE ÖNDER EDİNİRLER; MESELELERİNİ ONLARA SORARLAR. ONLAR İLME DAYANMADAN HALKA FETVA VERİR; HEM KENDİSİ SAPAR VE HEM DE HALKI SAPTIRIR."

Buhari, nr. 100, 7307; Müslim, İlim 13 (nr. 2673); Tırmizi, İlim 5 (nr. 2652); Nesai, es-Sünenü’l-Kübra, nr. 5907; İbn Mace, Mukaddime 8 (nr. 52); Ahmed, el-Müsned, 2/162, 190; Darimi, es-Sünen, Mukaddime 26; İbn Hibban, es-Sahih, nr. 4571, 6719, 6723. Hadis-i şerif Abdullah b. Ömer’den (r.anhüma) rivayet edilmiştir.

İmam Rabbani Hazretleri ise Müslümanlara cahil sözde alimlerin peşinden gitmemeleri gerektiğini öğütlemiştir. Onların sözlerini dinlemek zehir yemek gibi zararlıdır diye Müslümanları uyarmıştır. Bu kimseler ahir zamanda Hz. Mehdi (as) gelmeyecek diyerek adeta insanları fikren zehirleyecektir.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

DÜNYALIK PEŞİNDE OLAN DİN ADAMLARININ SÖZLERİNİ DİNLEMEK, KİTAPLARINI OKUMAK ZEHİR YEMEK GİBİ ZARARLIDIR. KÖTÜ DİN ADAMLARININ ZARARLARI BULAŞICIDIR. CEMİYETLERİ BOZAR, MİLLETLERİ PARÇALAR. Tarihte İslam devletlerinin başlarına gelen felaketlere hep kötü din adamları sebep oldu. Devlet adamlarını doğru yoldan bunlar saptırdı. Peygamber efendimiz, (Müslümanlar 73 fırkaya bölünecek. Bunların 72’si Cehenneme gidecek, yalnız bir fırkası Cehennemden kurtulacak) buyurdu. Bu 72 sapık fırkanın reisleri, hep kötü din adamları idi. Cehennemden kurtulacak olan tek fırka ise, Ehl-i sünnettir. (47. Mektup)

İmam Rabbani Hazretleri bir başka sözünde ise ahir zamanda, bazı sözde cahil din adamlarının Hz. Mehdi (as)'a düşmanca tavır göstereceklerini söylemiştir:

Geleceği vaad edilen Mehdi dinin tervicini (değerini artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad ettiği (istediği) zaman; bid'at ehl-i ile ameli adet edinen, hasene zannı ile dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri, dinin emri olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle şöyle diyecektir: BU KİMSE (YANİ MEHDİ) DİNİMİZİ KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR. (Mektubat-i Rabbani, 1/535)

İmam Rabbani Hazretleri bu bir kısım cahil sözde din adamlarının özelliklerini şöyle anlatmıştır:

1. Bidat ehli ile ameli adet edinen: Yani dinin özünde olmayan, dine sonradan dahil edilmiş batıl birtakım inanışlara göre davranan.
2. Hasene zannı ile dini karıştıran: Dinin özünde olmayan şeyleri dinin emri olduğunu zanneden.
3. Bu kimselerin en çok gündeme getirdikleri iddia ise, Hz. Mehdi (as)'ın dinlerini ortadan kaldırmak istediği olacaktır. Yani Hz. Mehdi (as) onların batıl dinlerine, bidatlerine göre değil Kuran'a göre, Peygamberimiz (sav)'in sünnetine göre davranacaktır.


Muhyiddin Arabi Hazretleri de Hz. Mehdi (as) döneminde dinin özüne döneceğini yani Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi saf halinde yaşanacağını söylemiş, Hz. Mehdi (as)'a en çok muhalefet eden kimselerin ise bazı cahil sözde din adamları olacağını şöyle haber vermiştir:

Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) döneminde din tamamen rey'den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN UZAK DURACAKLARDIR. Zira zanlarına göre, gerçekten Allah imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını kabulleneceklerdir... (Muhyiddin Arabi, "Futuhat-El Mekkiye", 66. bab, c. 3, s. 327- 328)

Muhyiddin Arabi Hazretlerinin açıklamalarına göre; Hz. Mehdi (as)'ın ilmi çok güçlü olacak, onun dönemindeki cahil alimler onun ilminin gücü ve etkisi karşısında tamamen etkisiz hale geleceklerdir. Hz. Mehdi (as)'a karşı çıkmalarının en önemli sebeplerinden biri ise halk arasında bir imtiyazlarının kalmayacak olmasıdır. Hz. Mehdi (as)'a karşı öfkeleri o kadar şiddetli olacak ki neredeyse onun şehit edilmesine fetva vermeye yeltenecekler ama Hz. Mehdi (as)'ın ilmi çok güçlü olduğu için buna cesaret edemeyeceklerdir:

... Mehdi, dini Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. ONUN DÜŞMANLARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK. Çünkü onlar Mehdi'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA GELEMEYECEKLER... Onun kılıncı (ilmi, manevi gücü) kardaşlarıdır. Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler.

ONUN AÇIK DÜŞMANLARI FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek.. ŞAYET ELİNDE KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek (temizleyecek), onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam (hükümler) hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER.

(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri, 186-187)

Peygamberimiz (sav) bir hadisinde ise ahir zamanda bir kısım cahil alimlerin İslam alemine büyük zarar vereceğini şöyle ifade etmiştir:

ÜMMETİM, KÖTÜ ÂLİMLER, cahil abidler yüzünden helak olur. [Darimi]

Peygamber Efendimiz (sav) kıyamet alametlerinden biri olarak ilmin ortadan kalkıp cehaletin yerleşeceğini söylemiştir:


Allah-u Teala ilmi size ihsan buyurduktan sonra (hafızanızdan) zorla çekip almaz. Lakin alimleri, ilimleri ile beraber cemiyet içinden alır, ruhlarını kabzeder. Artık kara cahil bir zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar, onlar da (ayet, hadis gözetmeden) kendi düşünce ve arzularına göre fetva verip, hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar. (Buhari Tecrid-i sarih: 2174)


Kıyamette bir din adamı Cehenneme atılır. Tanıdıkları ona, "Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?" derler. O da, "İnsanlara, günahtır, yapmayın" der, kendim yapardım. "Yapın" dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum" der. [Buhari]

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de, enaniyeti güçlü, imanı zayıf, maddeci görüşlere saplanmış bir kısım cahil din alimlerinin, Hz. Mehdi (as)'ın gelmeyeceği konusunda mücadele edeceklerini haber vermiştir. Bediüzzaman “enaniyetleri kavi” sözleriyle bu kişilerin aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kimseler olduklarına dikkat çekmiştir (Allah'ı tenzih ederiz). “İmanı zayıf” sözleriyle ise, bu bakış açılarının, söz konusu din alimlerinin Allah inançlarının zayıf olmasından, dine karşı da kuşkulu olmalarından, dini, bir meslek ya da itibar vesilesi olarak görmelerinden kaynaklandığını belirtmiştir.

Kıyamet alâmetlerinden ve âhir zaman vukuatından (olaylarından) ve Bâzı a'malin (amellerin) fazilet ve sevablarından bahseden hâdîs-i Şerife güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen BİR KISIM EHL-İ İLİM (ilim sahibi), onların bir kısmına zaîf (zayıf) veya mevzu (hadis) demişler. İMANI ZAYIF VE ENANİYETİ KAVİ BİR KISIM DA (aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kişiler de (Allah'ı tenzih ederiz)), İNKÂRA KADAR GİTMİŞLER." (Sözler, s. 355)

1 Mayıs 2011 Pazar

Resulullah (s.a.a) şöyle rivayet etmiştir: Yakında akıllı bir insanı göremeyeceğiniz bir şekilde, insanların akıllarının kendisi hakkında şaşırıp kalacakları, kör ve sağır bir fitne size yönelecektir. (O zaman) insanlar, hayvanlara benzeyecek şekilde akılları yok olacaktır. Nitekim insanlardan hiçbir kimse, o fitneden saklanabilecek bir sığınak bulamayacaktır. Hiçbir kimsenin "Niçin?" "Niye?" "Yeter artık!" gibi şeyler söylemeye gücü yetmeyecektir. Fitne, bir yerde bitmeden başka bir yerde başlayacaktır. Herkes kendisini bir şey üzerinde sanacak(yani herkes kendisini akıllı, imanlı ve doğru bilecek). Halbuki hiç bir şey üzerinde olmayacaktır... Soyumdan olan biri ortaya çıkıncaya kadar fitnenin girmediği hiçbir ev kalmayacaktır... (Et-Teşrif-i Bil Menun,Melahim ve Fiten Kitabı,Seyyid ibni Tavus Sayfa 68,70,72)


HADİS

Ahir zamanda insanlar Hz. Mehdi (a.s.)'ın çevresinde toplanacaklardır

"Onun (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) zamanı ulaştığında, ... İNSANLAR SON BAHARIN BULUT PARÇALARI GİBİ ONUN ETRAFINA TOPLANIR." (Nech-ül Belağa İlginç Sözler 1)

HZ. MEHDİ (A.S)'IN ZUHURU HAKKINDA BUYURMUŞTUR. "DÜNYA İNATTAN SONRA YAVRUSUNA ŞEFKATLE DÖNEN ısırıcı deve GİBİ ŞEFKATLE BİZE DÖNECEKTİR." (Daha sonra şu ayeti okudu:) "Biz yeryüzünde zayıf bırakılanlara ihsanda bu¬lunmak, onları imamlar ve varisçiler kılmak istiyoruz.”(Kasas Suresi, 5) (Nech-ül Belağa Hikmetli Sözler 209)

HADİS
...Hz. Mehdi (a.s.)) Hikmet zırhını büründü, onu bütün adabıyla; teveccüh, marifet ve feragatle kuşandı. Hikmet onun nezdinde yitiği, hep istediği ihtiyacıdır. ... (Nech-ül Belağa 182.Hutbe)


HADİS
Resulullah Efendimiz bir gün ashabına şöyle sordu; Allah ona salat ve selam eylesin:
SİZE BİR ŞEHİR ANLATACAĞIM. ONUN DURUMU ŞÖYLEDİR: BİR YANI DENİZE AÇILMIŞ, BİR YANI DA KARADA.
ARANIZDA BÖYLE BİR KENTİ GÖREN, BİLEN, DUYAN VAR MI?”

Şöyle dediler:
Öyle bir yerin olduğunu duymuşuz. O YER, BAKIMLI BİR YER OLMALI. Şimdi yıkılıp gitti mi acaba!
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“... İshakoğulları ile yetmişbin kişi o kente gelecek;  GELECEKLERİ BU KENT, KONSTANTİYE’DİR. O KENTİ, BU ORDU ALIR.
ONU ALIRKEN; NE KILIÇ KULLANIRLAR, NE OK, NE DE BAŞKA BİR SİLAH… KENDİLERİNE KARŞI DURANLARI ZİKİRLER (YANİ: KELİME-İ TEVHİD OKUYARAK) YIKARLAR, PERİŞAN EDERLER. ŞÖYLE Kİ: HEP BİR AĞIZDAN TEKBİR GETİRİRLER; ÖNCE: LA İLAHE İLLALLAH DERLER, SONUNDA İSE: ALLAHÜ EKBER DERLER… BUNUN ÜZERİNE, O ŞEHRİN DENİZ YANI DÜŞMEYE BAŞLAR. AYNI  TEHLİLİ (YANİ TEVHİD SÖZÜNÜ TEKRARLARLAR) VE TEKBİRİ BİR DAHA OKURLAR; KALAN YANI DA TAMAMEN DÜŞER. O SESİ DUYANLAR SAKIN Kİ : KIYAMET KOPUYOR. BU DURUMDA O KENT, NASIL DÜŞMESİN; NASIL YIKILMASIN. ÜÇÜNCÜ KERE YİNE YÜCE HAKK’I ANMAYA BAŞLARLAR; KENT TAMAMEN AÇILIR, İÇERİ GİRERLER.

(Muhammediye Kitabı , Yazıcıoğlu Muhammed, s. 442-443)

HADİS
İmam Cafer-i Sadık(as) şöyle buyurdu:
Kaim'imiz kıyam ettiği zaman Peygamberin(s.a.a) cahiliyet cahillerinden görmediği şeyleri, (kendi zamanının) insanlarının cahillerinden görecektir.
Fuzeyl şöyle arz etti: Nasıl böyle olacaktır? Şöyle buyurdu:
Peygamber(s.a.a) geldiği zaman insanlar; taşlara ve yonttukları heykellere ibadet ediyorlardı. ANCAK KAİM'İMİZ KIYAM ETTİĞİ ZAMAN İNSANLAR,ALLAH'IN KİTABINI ONUN ALEYHİNE TEVİL VE TEFSİR EDECEKLER. O'NA KARŞI ALLAH'IN KİTABINDAN DELİL GETİRECEKLER.
Mucem-ul Ehadis-i İmam Mehdi Cilt:3 Sayfa:500 , Bihar Cilt 52 Sayfa:362)

HADİS
... İŞTE O ANDA EMRi BİL MARUF VE NEHYÜ ANİL MÜNKER TERK EDİLECEK, ZİNA ÇOĞALACAK, ÇOK KAN DÖKÜLECEK, ALİMLER ZALİM KİMSELERLE SAMİMİ OLACAKLAR, DEVLET İDARECİLERİNİN KAPILARINA ÇOK GELİP GİDECEKLER.
HADİS
... İŞTE O ANDA EMRi BİL MARUF VE NEHYÜ ANİL MÜNKER TERK EDİLECEK, ZİNA ÇOĞALACAK, ÇOK KAN DÖKÜLECEK, ALİMLER ZALİM KİMSELERLE SAMİMİ OLACAKLAR, DEVLET İDARECİLERİNİN KAPILARINA ÇOK GELİP GİDECEKLER.
HADİS
Muhammed bin Müslim’den: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Kaim’in kıyamından önce belirtiler vardır: Yüce Allah tarafından mümin kullarına belalar gelecektir. Bu belirtiler nelerdir? Diye arz ettim. Buyurdu ki: O, Allah azze ve celle’nin şu buyruğudur. “Sizleri korku, açlık, mal, can ve mahsullerin eksilmesi ile mutlaka imtihan edeceğiz. Ve sabredenleri müjdele.” (Bakara Suresi, 155) BUYURUYOR Kİ: BİZ MÜMİNLERİ MUTLAKA İMTİHAN EDECEĞİZ. ... VE AÇLIKLA, YANİ MAHSULLERİN PAHALILIĞI İLE. MALLARIN AZALMASI YANİ, TİCARETLERİN KESAT OLMASI VE FAZİLETİNİN AZALMASI. CANLARIN AZALMASI YANİ, HIZLI VE ANİ ÖLÜMLER. MAHSULLER(İN AZALMASI) YANİ, ÇİFTÇİLİĞİN AZALMASI VE MEYVELERİN BEREKETİNİN AZALMASI. SABREDENLERİ MÜJDELE YANİ, İŞTE O ZAMAN KAİM ALEYHİSSELAM’IN ZUHURU İLE (ONLARI MÜJDELE) SONRA BANA BUYURDU Kİ: EY MUHAMMED! BU ONUN TE’VİLİDİR. (asıl mana ve yorumu budur). Allah azze ve celle buyuruyor ki: “Onun tevilini sadece Allah ve ilimde derin olanlar bilirler.” Gaybet-i Numani

HADİS
Naim b. Hammad Fiten’de, ve Ebu Cafer, Muhammed b. Ali (ra)’dan tahric ettiler. Buyurdu ki: Abbasi, Horasan’a ulaştığı zaman Şarkta boynuz şeklinde bir yıldız çıkar. Bu yıldız, ilk çıktığında Allah Nuh kavmini helak etmiştir. Hz. İbrahim ateşe atıldığında da çıkmıştır. Firavun kavmi yok edildiğinde ve Yahya b. Zekeriya öldürüldüğünde de görülmüştür. Siz o yıldızı gördüğünüzde fitnelerin şerrinden Allah’a sığının. O YILDIZIN DOĞMASI GÜNEŞ VE AY TUTULMASINDAN SONRA OLACAKTIR. SONRA FİTNELER “ALACA KARGA” MISIR’DA ZUHUR EDİNCEYE KADAR DEVAM EDER. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

HADİS
“… Ebu Abdullah (İmam Cafer-i Sadık) dedi ki:” Ey Hişam, kaç duyun var?
Dedi ki “Beş duyum var.”
Buyurdu ki :“Bunlardan hangisi daha küçüktür?”
Dedi ki: “Görme duyusu.”
Buyurdu ki:
 “Peki görme duyusunun çapı ne kadardır?”
Dedi ki: "Bir mercimek kadar veya ondan daha küçüktür."
Buyurdu ki :”Ey Hişam! Ön tarafına ve üst tarafına bak ve bana ne gördüğünü bana anlat.” Dedi ki:” Göğü, yeri, evler, saraylar, kara parçaları, dağlar ve nehirler görüyorum.”
Dedi ki : “ Senin gördüğün bunca varlıkları bir mercimeğin veya ondan daha küçük bir şeyin içine girdirmeye güç yetiren Allah, dünyayı küçültmeden ve yumurtayı da büyültmeden bütün bir dünyayı yumurtanın içine sokabilir.”
Hişam derhal İmam’a sarıldı; ellerini, başını ve ayaklarını öpmeye başladı ve şöyle dedi: “Bu kadarı bana yeter ey Resulullah (s.a.a)’ ın oğlu!”(Usul-i Kafi, El Kuleyni, Sayfa 104-105)


HADİS
İbni Ebi Şeybe, Ebi Celd’den tahric etti, O dedi ki: Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takib eder, ve BİRİNCİLER SONUNCULARIN KILIÇLA ÇATIŞMAYA DÖNÜŞÜNÜ KAMÇILAR, ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi’ye evinde oturuken gelecektir. (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, 4.1)

HADİS
Fuzeyl bin Yesar şöyle der: İmam Muhammed Bakır’ın şöyle buyurduğunu duydum: “HERKİM ZAMANININ İMAMINI TANIMADAN ÖLÜRSE CAHİLİYET ÖLÜMÜ ÜZERİNE ÖLMÜŞ OLUR. Ve her kim imamını tanırsa Kaim (Hz. Mehdi) aleyhisselam’ın zuhurunun erken veya geç olması, onun için fark etmez. Ve her kim imamını tanıyarak ölürse Kaim (Hz. Mehdi) aleyhisselam’ın çadırında olanlar gibidir.” (Gaybetul Numani, sf. 407)

HADİS
Allah Resûlü (sav), Huzeyfetü'l-Yemani,
"Bu sulhtan sonra ne olacak?" dediğinde de şöyle buyurmuşlardı:
"Dalalete davet edilecek. İşte sen o gün BİR HALİFE (HZ. MEHDİ (AS)) GÖRDÜĞÜNDE AĞACIN KÖKÜNÜ ISIRARAK DA OLSA (yani açlıktan çok çaresiz hale gelmiş dahi olsanız) ÖLÜNCEYE KADAR ONA KOŞ" buyurmuşlardı. (Ebu Avane, Müsned, 4:476)

HADİS
4420- Muaviye b. Ebu Süfyan’dan Rasulullah’tan şöyle işittim:
“KENDİLERİNE CEVAP VERİLMEKTEN KORKULAN EMİRLER GELECEKTİR. İşte o emirler ateşe atılacaklardır. Sonra bir birlerini izlerler.” (İbn Hacer Askalani, Metalib-u Aliye)

HADİS
4417- Ebu Hureyre den Rasulullah şöyle buyurdu:
“Benden sonra öyle liderler gelecek ki ONLARA İTAAT EDERSENİZ SİZİ DİNDEN ÇIKARIRLAR ONLARA İSYAN EDERSENİZ SİZİ ÖLDÜRÜRLER, işte onlar küfrün imamları ve dalalatin başlarıdır.” (İbn Hacer Askalani, Metalib-u Aliye)

HADİS
4553- İbni Kurra dan Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Yeryüzü zulüm ve zorbalıkla dolacaktır. Zulum ve zorbalık yeryüzünü doldurunca Allahu teala İSMİ BENİM İSMİM GİBİ VEYA BİR PEYGAMBERİN İSMİ GİBİ OLAN BİRİNİ (HZ. MEHDİ (AS)'I) ÜMMETİMİN ARASINDAN GÖNDERİR. O yeryüzünü adaletle doldurur. O zaman gök bir damla yağmurunu bile esirgemez yer hiçbir bitkiyi yeşermekten eksik kılmaz. O kişi ümmetinin arasında yedi veya sekiz yıl en çok dokuz yıl kalır” (Haris) (İbn Hacer Askalani, Metalib-u Aliye)

HADİS
4544- Ata b. Said’den İbni Eşaz’ın emir olduğu günlerde Abdurrahman el-Hadrami hutbesinde şöyle diyordu:

…….. Rasulullah’tan şöyle rivayet ettiğini işittim:

“Ümmetimin sonunda öyle kimseler olacak ki ümmetimin ilklerine verilen sevabın aynısı onlara da verilecektir. FİTNE EHLİYLE MÜCADELE EDERLER VE MÜNKERDEN NEHYEDERLER.” (İbn Hacer Askalani, Metalib-u Aliye)

HADİS
“Onlar ileri görüşlüdürler, takvalı ve alçak gönüllüdürler. Dünya malına ilgi göstermezler, iman ve irfan sahibidirler,.... Geceleri abid, gündüzleri arslandırlar. Merhamet, şefkat, onur ve cehd (gayret) ehlidirler. Çelik yürekli ve güçlü bir imana sahiptirler. Yorulmak bilmez, güçlüdürler. O kadar dayanıklıdırlar ki dağlara gönderilseler delik deşik eder yerinden sökerler. Hakka inanan, Hz. Mehdi (a.s.)’a itaat edip teslim olan, şehadet aşığı, Allah’a ulaşmak için can atan, tehlikelerin ve zorlukların eşiğinde yetişmiş fedakarlar, ... cehd (gayret)  ve şehadet aşığıdırlar. Sabır onların özelliğidir. Tevekkül onların yol azığıdır. Çelik yürekli, demir iradeli, gece namazlarını kılan, kanaatkar, her biri kırk yiğit gücünde mert insanlardır. (Safi Golpeygani, Muntahabu’l-Eser, s.486)

HADİS
“ONLARI GÖRÜYOR GİBİYİM;
AYNI RENK, AYNI BOY, YÜZLERİ AYNI VE ELBİSELERİ DE AYNI… OLARAK HAZRET-İ MEHDİ’YE BİAT EDERLER.”
(İbn Tavus, el-Melahimu ve’l-Fiten, s.122)

HADİS
İmam Muhammed Bakır şöyle buyurmuştur:
KAİMİMİZ KIYAM EDİNCE ... ONLARLA KONUŞMAK İSTEDİĞİNDE DUYARLAR VE KENDİ MEKANINDA OLDUĞU HALDE ONU GÖRÜRLER.
(Yevmul Halas s. 269) (Hz. Peygamber ve Ehli Beyt Gülistan'ından Bir Demet Gül, Üstad Seyit Kemal Fakih İmani, Çeviri Kadri Çelik, Kevser Yayıncılık 2005, Sy.97)

HADİS
ALEMDE VİRAN BİR YER KALMAYACAK VE HZ. MEHDİ (A.S.) HER YERİ ONARACAK, ABAD (MAMUR VE ŞEN) EDECEK.(El  Mehdiyy-il Mev’ud, c:1, sf. 264)

HADİS
Hz.  Ali’den şöyle rivayet edilmiştir:
ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK, KURAN, İNSANLARIN KENDİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN’A UYDURACAK. ...Yeryüzü içinde sakladığı herşeyi onun için çıkaracak bütün imkanlarını ve bereketini onunu hizmetine sunacak. İŞTE O ZAMAN HZ. MEHDİ (A.S.) GERÇEK ADALETİN NASIL OLDUĞUNU, KİTAB VE SÜNNETİ İHYA ETMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU SİZE GÖSTERECEKTİR.  (Nehv-ül Belağa, Feyz-ül İslam Baskısı, sf. 424,425)

HADİS
Dünyayı fitne ve düşmanlık sardığında, her yer zulüm, fesad ve yağmayla dolduğunda, DELALET VE İNHİRAF (DOĞRU YOLDAN SAPTIRAN) KALELERİNİ YIKMAK, KARANLIK VE TAŞ KALPLERİ TEVHİD (ALLAH’IN BİRLİĞİ, TEKLİĞİ), İNSANİYET VE ADALET NURUYLA AYDINLATMAK İÇİN ALLAH BÜYÜK İSLAHATÇISINI GÖNDERECEKTİR.(El  Mehdiyy-il Mev’ud, c:1, sf. 310)

HADİS
O dönemde HALK KİTLESİNİN AKLİ GÜCÜ TEMERKÜZ BULACAK (TOPARLANACAK). HZ. MEHDİ (A.S.) ALLAH'IN  TEYİDİYLE İNSANLARIN AKLINI OLGUNLAŞTIRACAK VE HERKESTE BİR AYDINLIK MEYDANA GETİRECEKTİR.
 Usul-u Kafi, c.1 Kitab’ül Akl, Hadis: 21

HADİS
Ebu Naim Abdullah bin Ömer (r.a.)’dan rivayet edilmiştir. Allah rasulü sav şöyle buyurmuştur?
HZ. MEHDİ (A.S.) KERİME DENİLEN BİR KÖYDEN ÇIKAR.” (Nurul ebsar, Ehl-i Beyt, Oniki imam, kutuplar ve mezhep imamlarının menkıbeleri, Şeblenci, sf, 590)


HADİS
HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE FİTNE VE KAVGA ATEŞİ SÖNECEK. ZULÜM GECE BASKINI VE YAĞMALAMA ADETİ KALKACAK. SAVAŞLAR YOK OLACAK.(EL  MEHDİYY-İL MEV’UD, C:1, SF. 264)

HADİS
Onların (Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin) kalpleri çelik parçaları gibi olacaktır. Onlarda biri kırk kişinin gücüne sahip olacaktır. YERYÜZÜNÜN HAKİMİYET VE ÖNDERLİĞİ ONLARIN ELİNDE OLACAKTIR.  Hisal, (Şeyh Saduk), Haraic-i Ravendi, Bihar-ül Envar, c: 52, sf.317-335

HADİS
HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE FİTNE VE KAVGA ATEŞİ SÖNECEK. ZULÜM GECE BASKINI VE YAĞMALAMA ADETİ KALKACAK. SAVAŞLAR YOK OLACAK.
(EL  MEHDİYY-İL MEV’UD, C:1, SF. 264)

HADİS
Onların (Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin) kalpleri çelik parçaları gibi olacaktır. Onlarda biri kırk kişinin gücüne sahip olacaktır. YERYÜZÜNÜN HAKİMİYET VE ÖNDERLİĞİ ONLARIN ELİNDE OLACAKTIR.  Hisal, (Şeyh Saduk), Haraic-i Ravendi, Bihar-ül Envar, c: 52, sf.317-335

HADİS
Şeyh Müfid şöyle diyor:
KAİM-İ AL-İ MUHAMMED (S.A.V.) (HZ. MEHDİ (A.S.)) KIYAM ETTİĞİNDE AYNI HZ.  DAVUD GİBİ YANİ BATİN HASEBİYLE (GEREĞİNE UYGUN) HÜKMEDECEK, ŞAHİDE GEREK DUYMADAN HÜKMEDECEK. ALLAH HÜKMÜ ONA İLHAM EDECEK VE O DA İLAHİ İLHAMA GÖRE HÜKMEDECEK.
(İrşad, Şeyh Müfid, sf. 365, 366)

HADİS
Fazl bin Yesar şöyle der, İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum; "Doğrusu Kaimimiz  (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde, Resulullah (sav)’ın cahiliye dönemindeki halktan gördüğü muamelelerden daha şiddetlisi ile karşılaşacaktır. Şöyle arzettim: "Bu nasıl olacak?"

Şöyle buyurdu: "Resulullah halka geldiğinde halk taşlara, kaya parçalarına ve tahta parçalarına tapıyordu. AMA KAİMİMİZ (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM ETTİĞİNDE (ZUHUR ETTİĞİNDE) HALK ALLAH’IN KİTABINI KENDİLERİNE GÖRE YORUMLAYARAK ONU DELİL OLARAK GÖSTERECEKLER." Sonra şöyle buyurdu: "Allah’a andolsun ki tıpkı sıcak ve soğuğun evlerine girdiği gibi, onun adaleti de onların evine girecektir.” (Gaybetu'l Numani, sf 350)

HADİS
Kaim (Hz. Mehdi (as)) çıktığında, insanların imamlarıyla aralarında bir postacı olmayacak.  O (HZ. MEHDİ (AS)) ONLARA (DÜNYAYA) KENDİ MEKANINDAN SESLENECEK, ONLAR DA  KONUŞMASINI DİNLEYECEK, HATTA ONU GÖRECEKLER. (Müntekab-ül Ezhar, s. 483)

HADİS
İmam Cafer'den:

"Diğer amellere kıyaslandığında, İMAM-I ZAMAN (HZ. MEHDİ (AS)) İÇİN BİR DİRHEM HARCAMAK (BAŞKA SEBEPLERDEN) İKİ MİLYON DİRHEM HARCAMAYA EŞİTTİR. O'nun gelişi için dua edin. Şüphesiz bu bizim selametimiz içindir. Bir kişi Allah'ın elçisinin hayatını kendisininkinden evla saymadıkça gerçek iman ehli değildir ve Peygamber (sav)'in neslini kendi ailesinden daha çok sevgili saymadıkça ve son olarak Peygamber (sav)'in önemli saydığı şeyleri kendisi de çok değerli saymadıkça."
(Şeyh Sadık, El Amal, sf. 274; Meclisi 54; el Hak, cilt 9; sf 392-393)

HADİS

Hazreti Mehdi (as)'ın önemi ve üstün olması




İbni Şirin’den nakl edilmiştir: "MEHDİ EBU BEKR VE ÖMER (RA)'DAN ÜSTÜNDÜR… Ebu bekr’e (ra) dediler ki:

"O, Ebu Bekr ve Ömer’den de mi üstün olacak?""
BAZI PEYGAMBERLERDEN BİLE ÜSTÜN OLACAKTIR!" diye cevab verdi.. (Berzenci, Kıyamet Alametleri, 10. Baskı, sf. 193)

Nefsâni arzular, behimi ihtiraslar, alabildiğine yayılmış, onlar dökülmüş, kurtlar şehirlere inmiş, her tarafı zulüm fırtınası kaplamıştır. Bu gündüzü, öyle bir gece takib etmiştir ki; (HZ. MEHDİ (AS) CEMAATİNİN) ŞEHİDLERİN EN HAYIRLISI, EMİNLERİN EN ÜSTÜNÜDÜR. ONLAR ALLAH’IN HAS KULLARIDIR. Her müşküllerini istişâre ile hallederler. Onlar etrafta olan bitenlerden bilgileri olan birer âriflerdir. Kendisine (Hz. Mehdi (as)'a) gelince; İktidar ve siyaset sahibidir. Muhtaç bulunduğu gücü, Allah’tan alacaktır. Çünkü O, doğrulanmış kuş ve bütün hayvanların dillerini bilen bir halifedir. Onun için adâleti, bütün insanlar ve cinlerce cari olacaktır. (Berzenci Kıyamet Alametleri, 10. baskı, sf. 189)

Sayıları Bedir Ashabı (313) kadardır. EVVELKİLER ONLARI (HZ. MEHDİ (AS) CEMAATİNİ) GEÇMEDİĞİ GİBİ, SONRAKİLER DE ONLARA YETİŞEMEZLER. Onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-i Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)

HZ. MEHDİ (A.S.) CENNETLE MÜJDELENMİŞTİR

İbn-i Abbas'tan; dedi ki: Hz. Resulullah şöyle buyurdu:

"HZ. MEHDİ (A.S.) CENNET EHLİNİN TAVUSUDUR." (El-Fusul’ül-Mühimme, s. 295; İbn-i Şirveyh-i Deylemi, el-Firdevs, Elif ve Lâm babı; Yenabi’ül-Mevedde, s. 181, 435 ve 489; Nur’ül-Ebsar, s. 154)

Enes bin Malik'den; dedi ki: Hz. Resulullah'ın şöyle buyurduğunu duydum: "BİZ ABDULMUTTALİB EVLÂTLARINDAN YEDİ KİŞİ CENNET EHLİNİN EFENDİLERİYİZ: BEN, HAMZA, ALİ, CAFER, HASAN, HÜSEYİN VE MEHDİ."(Sünen-i İbn-i Mace, hadis no: 4077, Yenabi’ül-Mevedde, s.435, Savaik-ül Muhrika, s.309, Zehair-ül Ukba, s.15, Metalib-üs Sual, ikinci bab, el- Burhan fi Alamat-ül Mehdi, ikinci bab ve...)

HZ. MEHDİ (A.S.) PEYGAMBERLER GİBİ ÇOK ÜSTÜN AHLAKLIDIR

Ebu Salih Saibi, El-Fitan adlı eserinde Hazreti Müminlerin Emiri (sav)’den nakletmiştir: “HAZRETİ MEHDİ (AS) GÖRÜNÜM, AHLAK, HUY VE ÜSTÜN FAZİLETİYLE, ALLAH’IN ELÇİSİ (SAV)’NE PEK BENZEYECEKTİR.”[El-Melahim ve El-Fitan, Bölüm 79]

... Aynen, kartal cinsinden Neşir kuşunun kanatlarıyla titremesi gibi ALLAH'TAN KORKACAKTIR. (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 51)

Hz. Mehdi (as) Allah'a karşı son derece boyun eğicidir. AHLAK BAKIMINDAN PEYGAMBER (SAV)'E BENZER. (Kıyamet Alametleri,  Berzenci, s.163)

Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım (Hz.Mehdi (as)) çıkacak. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)

Peygamberimiz (sav)'in üstün ahlakı Kuran'da şöyle haber verilmiştir:

Şüphesiz sen üstün ve pek yüce bir ahlak üzerindesin. (Kalem Suresi, 4)

PEYGAMBERİMİZ (SAV) ÜMMETİNE, “HER NE OLURSA OLSUN, HZ. MEHDİ (A.S.)'I BULUP ONA TABİ OLMALARINI” BİLDİRMİŞTİR

Sizden veya sonra gelenlerden birisi ona (Hz. Mehdi (a.s.)'a) yetişirse, KAR ÜZERİNDE SÜRÜNEREK DAHİ OLSA gelsin ona katılsın. Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır. (Ramuz El Ehadis, 1. cilt, s. 298, no:2)

Sizden ona kim yetişirse, KAR ÜZERİNDE SÜRÜNEREK DAHİ OLSA ONA GELSİN. ONA KATILSIN. Zira o, Mehdi'dir.(İbn Mace, Fiten, B 34, H 4082; İbn Ebi Şeybe, c. VII, sf. 527; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)

Sonra Hz. Mehdi aleyhisselam’ın sıfatlarını sayarak buyurdu ki: “İÇİNİZDEKİ EN GENİŞ SIĞINAKTIR, İÇİNİZDE İLMİ EN ÇOK OLANDIR, VE DOSTLARINI, SEVDİKLERİNİ EN FAZLA ARAYIP SORANDIR. Allah’ım! Onun zuhurunu, hüzünlerin giderilmesine vesile kıl ve ümmetin dağınıklığını onunla topla! Eğer Allah seni muvaffak kılarsa ONUN BİATINA KOŞ (ONA TABİ OL) VE ONDAN ASLA VAZGEÇME. EĞER MUVAFFAK OLUR DA, ONA ULAŞIR VE HİDAYET OLURSAN ONDAN ASLA VAZGEÇME. ÂH – VE ELİYELE GÖĞSÜNÜ GÖSTEREREK – ONU NE DE ÇOK GÖRMEK İSTERDİM.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 252)

Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes’ud’dan tahric ettiler. O dedi ki:

 “O (Hz. Mehdi (a.s.)) arza sahip olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. SİZDEN O’NA KİM YETİŞİRSE, KAR ÜZERİNDE SÜRÜNEREK DAHİ OLSA GELSİN, O’NA KATILSIN. ZİRA O HZ. MEHDİ (A.S.)'DİR.” (Ahir zaman Mehdisinin Alametleri, Celalettin Suyuti, s. 14)

"Ey inananların Efendisi, bize senin Mehdin (a.s.) hakkında haber ver." İnananların Efendisi dedi ki: "... O (MEHDİ (A.S.)) EN İYİ SIĞINAKTIR ARANIZDAKİ, EN İYİ BİLEN VE EN NAZİK OLANDIR. Ey Allah’ım, ona sadakat andını ızdıraptan çıkışın vesilesi yap ve ümmetin dağılmışlığını onun eliyle birleştir. SİZE İZİN VERİLDİĞİNDE BUNU YAPIN VE EĞER ONA (MEHDİ (A.S.)’A) ULAŞACAK BİR YOL BULACAK OLURSANIZ, ONDAN (MEHDİ (A.S)'DAN) BAŞKA YOL TUTMAYIN." (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 184)

Ebul Carud der ki: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam bana şöyle buyurdu: “Ey Ebul Carud! Zaman o kadar geçecek ki şöyle söyleyecekler: “Öldü mü? Helak mı oldu? Veya hangi vadiye gitti?” Ve Mehdi’yi arzu edenler de şöyle söyleyecek: “Ne zaman zuhur edecek? Artık kemikleri çürüdü? İŞTE O ZAMAN ZUHURU BEKLEYİN VE ONUN ZUHUR ETTİĞİNİ DUYARSANIZ, BUZUN ÜZERİNDE SÜRÜNSENİZ DAHİ ONA ULAŞMAYA ÇALIŞIN.” (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .177)

HZ. MEHDİ (A.S.)'IN GELİŞİ TÜM İNSANLAR İÇİN BİR MÜJDEDİR

"HZ. MEHDİ İLE MÜJDELENİN. O Kureyş'ten ve Ehl-i Beyt'imden bir kişidir. O, insanların ihtilaf ve sosyal sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O (Hz. Mehdi (a.s.)) yeryüzünü, kendinden önce zulüm ve baskı ile doldurulduğu gibi, adalet ve insanf ile (merhametle) doldurur. (Hz. Ebu Said el Hudri r.a. / Ramuz El-Ehadis 1. cilt, Sayfa 7, No 7) Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)

Bütün bunlar (ahir zaman alametleri) ülkelerin değişmeye uğrayacağı, kulların zayıf duruma düşeceği ve Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkmasından ümit kesileceği bir dönemde gerçekleşecektir. İşte o zaman benim soyumdan olan Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)), bir kavimle ortaya çıkacak ve Allah, bu kavim aracılığıyla hakkı üstün getirip onların ilim kılınçları ile batılı söndürecektir... EY İNSANLAR, MEHDİ'NİN ÇIKIŞI İLE MÜJDELENİN.  Çünkü AIlah'ın vaadi gerçektir, boşa çıkmaz. O'nun hükmü geri çevrilmez. O, her şeyi hikmet üzere yapar ve her şeyi bilir. Allah'ın fethi yakındır.
(Yenabiu'l-Mevedde, sf. 440)

Ebu'l Hicaf da Peygamber'in (s.a.a) üç defa şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: ''HZ. MEHDİ (A.S.) HUSUSUNDA MÜJDELER OLSUN SİZLERE. Halkın dağıldığı ve zorlukların baş gösterdiği zaman Hz. Mehdi (a.s.) zuhur edecektir. Zulüm ve sitemle dolan yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Kulların kalbine Allah'a kulluğu yerleştirecek ve adaleti herkesi kaplayacaktır. (Peygamberin Ehl-i Beytinden Olan Hz. Mehdi (a.s.), s. 16; Bihar-ül Envar, c. 51, s. 74)

"İnsanlar, şiddetli bir korku üzerinde olmadıkça, Hz. Mehdi (as) ZUHUR etmez. Ondan önce zelzeleler, fitneler, insanların başına gelen belalar ve taun (veba) hastalığı zuhur edecektir… İşte o vakit (Hz. Mehdi (as)) zuhur edecektir. ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)'A) YETİŞENE VE ONUN YARDIMCILARINDAN OLANLARA MÜJDELER OLSUN. Ona (Hz. Mehdi (as)'a) muhalefet edenlere ve emrine karşı gelenlere yazıklar olsun." (Fera idu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam el-Mehdi el-Muhtazar)

Herkes onun (Hz. Mehdi (a.s.)’nin) çevresinde sevdiği çocuklarına içten sevgiyle bağlı bir babanın meclisinde ya da tebaasına merhametli bir kralın huzurunda gibi oturacak, neşe veren ayetleri ve müjdeleri sonsuz mutluluk yurdunda gösterecektir.(Seyyid Murtaza Müçtehidi Sistani, Nashr Almas Yayınları, s.257 )

... Bir hadis-i şerifte, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikarane işlenmedikçe, Hz. Mehdi (a.s.) zuhur etmez. Bu vakitte, vaki olan ise, küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir. İslam'ın ve Müslümanların dahi zaafıdır. Bu vakit, Resulullah (sav) Efendimizin, Ehl-i İslam’ın garib düşeceklerini anlattığı devirdir. ONLARA NE MUTLU. AYRICA, RESULULLAH (SAV) EFENDİMİZ ONLARI MÜJDELEMİŞTİR. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 2. cilt, 381. Mektup, s. 1184-1186)

Resulullah (sav)'in ümmeti arasından çıkanlar pek kamildirler. Yani Resulullah (sav)'in irtihali (vefatı) üzerinden bin sene geçtikten sonra isterse az olsunlar. Aradan bin sene geçtikten sonra, Hz. Mehdi (a.s.)'ın gelişi de bunun içindir. ONUN (Hz. Mehdi (a.s.)'ın) MÜBAREK KUDÜMÜNÜ (GELİŞİNİ), HATEM'ÜR-RÜSÜL RESULULLAH (SAV) MÜJDELEMİŞTİR. Hz. İsa (as) dahi aradan bin sene geçtikten sonra nüzul edecektir (inecektir). (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, c.1, s. 440)

HZ. MEHDİ (A.S.)'IN GELİŞİ, İNSANLAR İÇİN HER KONUDA KAYITSIZ ŞARTSIZ KESİN ÇÖZÜMDÜR

HZ. MEHDİ (a.s.) İMDADA GELEN VE FERYADRESDİR (FERYAD EDENİN YADIMINA KOŞAN, YARDIM EDENDİR). ALLAH, O'NU DÜNYADAKİ İNSANLARIN İMDADINA YETİŞMESİ İÇİN GÖNDERECEKTİR... (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 264, 275, 277, 285, 287, 288, 311, 318, c. 2, s. 11)

Dedi ki: Ey Emirülmüminin! Bu Mehdi kimdendir? Buyurdu ki: Beni Haşim’dendir, Arapların yüce dağının zirvesinden. O öyle bir denizdir ki ona giren kaybolur. KENDİSİNE SIĞINANLAR İÇİN AMANDIR..” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 250)

Abdullah bin Zamre, İbn-i Mâti-i Himyeri (Kâ’b-ul Ahbar)’den nakleder ki şöyle dedi: “… Kıyam edecek (Kâim) olan Mehdi, Ali’nın soyundandır. O BU YERYÜZÜNÜ, YERYÜZÜNDEN BAŞKA BİR HALE GETİRECEKTİR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .168-169)

Ebu Vâil der ki: Emirülmüminin aleyhisselam Hüseyn aleyhisselam’a bakarak şöyle buyurdu: “Benim bu oğlum seyyid (efendidir) ve Resulullah da onu seyyid diye adlandırmıştır. Ve Allah onun neslinden bir adam getirecek ki adı peygamberin adıdır. Hem yüzü hem de ahlakı peygambere benzer. Halkın gaflette olduğu ve hakkın ölüp zulümün ortaya çıktığı zamanda zuhur edecek. Vallahi eğer vaktinden önce zuhur ederse, onu öldürürler. GÖKTE OLAN VE YAŞAYANLAR ONUN ZUHURUYLA FERAHLAYACAKLARDIR. …Yeryüzü zulüm ve cefa ile dolduğu gibi, onu adâletle dolduracaktır.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 251)

Koyunların çobanlarından kaçması gibi insanlar ondan (Hz. Mehdi (a.s.)'dan) kaçacaklardır...

Daha sonra insanlar her yerde bir islahatçı aramaya başlarlar. ANCAK ONDAN (HZ. MEHDİ (A.S.)'DAN) BAŞKA KENDİLERİNE YARDIM EDECEK BİRİNİ BULAMADIKLARINDAN, ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)'A) KOŞMAYA BAŞLARLAR... (Bihar ul-Envar, cilt. 52, S. 326)

Hz. Cafer Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Halk her yerde (kurtarıcı) aramaya koyulur. ONDAN BAŞKASINI BULAMAYINCA YİNE ONA (HZ. MEHDİ'YE) DOĞRU KOŞARLAR. (Bihar, c. 52, s. 326)

İbni Münavi diyor ki: "DANYAL (A.S.)'İN KİTABINDA ŞÖYLE YAZILIDIR." ... HZ. MEHDİ (A.S.) ÇIKACAK ve ALLAH-U TEALA DAHA ÖNCE FESADA UĞRAYANLARI VE İMAN EHLİNİ ONUNLA (HZ. MEHDİ (A.S.) İLE) KURTARACAKTIR. Sünnetler onunla ihya edilecek... (Bu hadis Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman isimli kitabın Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan el yazılı bir nüshasında mevcuttur.)

HZ. MEHDİ (A.S.), İNSANLARI BÜYÜK BİR BELADAN, HERKESİ İÇEREN VE KÖR BİR FİTNEDEN KURTARACAK. (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 264)

Şeyh Tusi'nin Gaybet'i: "Sonra Hz. Mehdi (a.s.)'nin yükselişi olacak... ALLAH ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN) VASITASIYLA YALANLARI ORTADAN KALDIRACAKTIR. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)) VASITASIYLA, ŞİDDETİ ORTADAN KALDIRACAKTIR. O (Hz. Mehdi (a.s.)) boyunlarınızdaki esaret ayıbını kaldıracaktır." (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 132)

HZ. MEHDİ (A.S.) BÜTÜN GAM VE ZULMETLERİ GİDERECEK GÜNEŞTİR. İhsanda bulunduğu zaman pek bereketli bir yağmurdur. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 188)

Evet DÜNYAYI FİTNE VE DÜŞMANLIK SARDIĞINDA, HER YER ZULÜM, FESAT VE YAĞMAYLA DOLDUĞUNDA, DALALET VE İNHİRAF KALELERİNİ YIKMAK (hakkı bırakıp batıla sapan odakları fikren etkisiz hale getirmek), KARANLIK VE TAŞ KALPLERİ TEVHİD, İNSANİYET VE ADALET NURUYLA AYDINLATMAK İÇİN ALLAH YÜCE ISLAHÇISINI (HZ. MEHDİ (a.s.)’Yİ) GÖNDERECEKTİR. (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 310)

Umm Hani der ki, Ebu Cafer (as)'a sordum "..." Dedi ki: "… (HZ. MEHDİ (A.S.)) KARANLIK BİR GECEDE PARILDAYAN/ALEV ALEV YANAN BİR METEOR GİBİ ORTAYA ÇIKACAKTIR. EĞER BU VAKTİ GÖRECEK OLURSANIZ, KALBİNİZ TESELLİSİNİ BULACAKTIR.” (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 206)

BU DİN ELÇİLERİ, SELAH (HUZUR, RAHATLIK, DÜZELTME VE İYİLEŞTİRME) VE ADALET ELÇİLERİ ÖYLE BİR SEVİNÇ VE HOŞNUTLUK GETİRECEKLER Kİ, HZ. MEHDİ (A.S.)'IN ASHABININ AYAK BASTIĞI YER BAŞKA YERLERE KARŞI İFTİHAR EDECEK. (İkmal'üd Din. Bihar'ül Envar, c. 52, s. 327)

Haris bin Muğayre-i Nasrı der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam’a, “İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.)) NE İLE TANINIR?” diye arzedince şöyle buyurdu: HEYBET VE VAKAR İLE.BAŞKA NE İLE TANINIR? AYRICA HELAL VE HARAM İLE, HALKIN ONA OLAN İHTİYACI İLE VE ONUN HİÇKİMSEYE MUHTAÇ OLMAMASINDAN TANINIR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)

"Ey inananların Efendisi (sav), bize senin Mehdin (a.s.) hakkında haber ver." İnananların Efendisi (sav) dedi ki: "... HERKES DEJENERE OLDUĞUNDA, (HZ. MEHDİ (A.S.)) SAFLIK MEKANI OLACAKTIR... BAŞI VAKAR İÇİNDE DİKTİR, ASALETİ EN SEÇKİN KARAKTERDE SEBATLA KÖKLEŞMİŞTİR..." (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 184)

Amire bint-i Nufeyl der ki: İmam Hüseyn aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: “SİZLER BİRBİRİNİZDEN BERI (UZAK) OLDUĞUNUZU SÖYLEMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİN YÜZÜNE TÜKÜRMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİ TEKFİR ETMEDİKÇE VE BİRBİRİNİZE LÂNET OKUMADIKÇA beklediğiniz (Hz. Mehdi’nin zuhuru) vuku bulmayacaktır. Arzettim ki: ÖYLEYSE O ZAMANDA HİÇBİR HAYR YOKTUR. BUYURDU Kİ: “HAYRIN HEPSİ O ZAMANDADIR. KÂİM’İMİZ (HZ. MEHDİ) KIYAM EDECEK (ZUHUR EDECEK) VE BUNLARIN HEPSİNİ ORTADAN KALDIRACAKTIR.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 240)

Hz. Ali b. Ebi Talib (a.s) de şöyle buyuruyor: “Kâimimiz (Hz. Mehdi) kıyam edince İNSANLARIN KALBİNDEKİ DÜŞMANLIK VE İHTİLAF SEBEPLERİNİ KÖKTEN KAZIYACAKTIR. BÖYLECE GENEL BİR ASAYİŞ VE EMNİYET MEYDANA GELECEKTİR.” (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 336)

Hişam bin Salim der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: "Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhuruna kadar halkın her sınıfı halka hüküm sürecek. Öyle ki ARTIK HİÇ KİMSE "EĞER BİZ HÜKÜMET ETSEYDİK ADALETİ UYGULARDIK" DİYEMEYECEK. Daha sonra Kaim aleyhisselam hakk ve adalet ile kıyam edecek."  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 322)

HADİS

Hz. Mehdi (a.s.)'ın gece ibadeti (dersleri)



Doğrusu GECE NEŞESİ (gece ibadeti, insanın iç dünyasında uyandırdığı) etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır. (Müzemmil Suresi, 6)

GECE-BOYUNCA DA PEK AZ UYURLARDI. Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi. (Zariyat Suresi, 17-18)

Peygamberimiz (sav)'in gece ibadet etmesi gibi, Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri de tebliğ faaliyetlerini yalnızca gündüz değil; internet, televizyon ve radyo gibi araçlarla gece de sürdüreceklerdir

Nuaym bin Hammad, Ebu Cafer'den şöyle rivayet etmiştir: ... (HZ. MEHDİ (A.S.)) GECELERİ İBADETLE MEŞGUL OLUP, gündüzleri gizli olacak... (Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Hz. Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")

 “GECELERİNİ KONFOR İÇERİSİNDE GEÇİRMEK YERİNE ONLAR (HZ. MEHDİ (A.S.) VE TALEBELERİ) RABLERİNE İBADET EDEREK GEÇİRECEKLERDİR.” (Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, s. 65)

Yahya bin Nufal’den, hatta Musa bin Cafer (as) ikindi namazından sonra ellerini kaldırır ve dua eder, ona kimin için dua ettiğini soruyorum. O şöyle der: Muhammed (sav) ailesinden El-Mehdi için ve devam etti: ... ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'IN) GECESİ ALLAH’A BOYUN EĞEREK VE SECDE EDEREK YILDIZLARA NÖBET TUTACAKTIR, kendisini suçlayanların attığı suçlar onu Allah'ın huzurunda etkilemeyecektir, O nur yayan bir kandildir, Allah'ın emri ile çıkacaktır. (Bihar’ul  Envar: 86-81)

... Bir ulus, bir nalbantın bir okun ucunu bilemesi gibi bilenecektir - GÖZLERİ VAHİYLE AYDINLANMIŞ, KULAKLARI TEFSİRLE DOYMUŞ ve BİLGELİK KADEHLERİ GECE GÜNDÜZ ONLARA SUNULMUŞ OLACAKTIR." (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186)

“... (ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'IN) LÜTFU SAYESİNDE) GECE CAHİL, KORKAK VE CİMRİ OLAN KİŞİ SABAHA BİLGİLİ, CESUR VE CÖMERT OLACAKTIR. (Allah’ın) yardımı onun (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) önünde yürüyecektir… Allah’ın elçisinin adımlarını izleyecektir ve hiç hata yapmayacaktır; O ((Hz. Mehdi (a.s.)) görmeden onu destekleyen bir melek olacaktır, bezgini ayağa kaldıracak ve zayıfa yardımcı olacaktır, eylemleri sözlerine göre olacaktır ve sözleri amellerine göre olacaktır… (Al-Futuhatu’l Makkiyah, s. 6)

Nuaym bin Hammad, Ebu Cafer'den şöyle rivayet etmiştir; "HZ. MEHDİ (A.S.), Mekke'de Peygamberimiz (sav)'in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle YATSI VAKTİNDE ÇIKAR. YATSI NAMAZINI KILINCA YÜKSEK SESLE İNSANLARA HİTAP EDEREK ŞU ÇAĞRIYI YAPACAKTIR:

"Ey insanlar, size Cenab-ı Allah (c.c.)'ı hatırlatırım, sizin yeriniz Rabbiniz'in yanıdır. Yüce Mevla peygamberler gönderdi, kitaplar indirdi ve size O'na karşı hiçbir şeyi şirk koşmamayı emretti. Allah (c.c.) ve Resulü’ne (sav) itaat etmenizi emretti. Kur'an yaşadığı sürece yaşamınızı, Kur'an yok olduğu zaman da yok olmanızı emretti. Doğru yolu bulmada yardımcı olmanızı, takvada ise bütünleşmenizi emretti. Çünkü dünyanın sonu yaklaşmıştır. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi “Risaletül Meflreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)

Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad, Abdullah b. Mes'ud'dan şöyle rivayet etmiştir: "...Allah (c.c.) Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'ın) muhabbetini insanların kalplerine yerleştirecektir. Böylece onlar, gündüzleri arslan kesilen ve GECELERİ DE İBADETLE GEÇİREN BİR TOPLUM OLACAKLAR." (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)

Hz. Mehdi (a.s.), Bedir savaşındaki askerler gibi 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacak. Çünkü bu 313 kişi GECE ABİD (ÇOK İBADET EDEN KİMSE) gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, s. 169)

Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, GECE DE ABİDDİRLER. Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57-68)

Onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’ın talebeleri) GECELERİ ABİD OLACAKLAR ve gün boyunca aslan gibi gezineceklerdir. (Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, s. 65)

Bu davet üzerine, Bedir Ashabı kadar olan üçyüzonüç kişi, daha önce ittifak etmeden hemen o anda tevafuken ortaya çıkacaklar ve onlar, GECE İBADET İLE MEŞGUL OLUP gündüz arslan kesilecekler... (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar” )

Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri, televizyon, internet ve uydu yoluyla dünya çapında tebliğ yapacaklardır

Umm Hani der ki, Ebu Cafer (as)'a sordum "..." Dedi ki: "… (HZ. MEHDİ (A.S.)) KARANLIK BİR GECEDE parıldayan / alev alev yanan bir meteor gibi ORTAYA ÇIKACAKTIR. Eğer bu vakti görecek olursanız, kalbiniz tesellisini bulacaktır.” (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 206)

 (Hz. Mehdi (a.s.)) dünyanın doğu ve batısını (manen) fethedip İslam'ı (İslam ahlakını) dünyanın dört bir yanına egemen kılacaktır... Allah Teala insanlara öyle bir güç verecek ki, HERKES OLDUĞU YERDE ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'IN) SÖZLERİNİ DUYACAK ve İmam (a.s) (Hz. Mehdi (a.s.)) İslam'a hayat verecektir... (Bihar'ul-Envar, c. 52, s. 279 ve c. 53, s.12 İkmal'ud- Din, c. 2, s. 367)

Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde Allah iman edenlerin üzerinde öyle görme ve işitme güçleri tecelli ettirir ki, ARADA BİR POSTACI OLMADAN HZ. MEHDİ (A.S.) BULUNDUĞU YERDEN TÜM DÜNYAYA SESLENİR, ONLAR DA ONU DUYAR HATTA GÖRÜRLER. (Muntakab el Ezhar, s. 483)

HZ. MEHDİ (A.S.), alevli hidayet meşalesiyle ALEMDE DOLAŞIR ve salihler gibi yaşar. (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300.)

Allah ona (Hz. Mehdi (a.s.)'a) o kadar güç verecek ki, BİR GECE İÇİNDE zulmü ve ehlini ortadan kaldıracak... (Muhyiddin Arabi el-Endülüsu, Futuhat-ül Mekkiye, Bab 66, Kıyamet Alametleri, s. 186)

...ONLAR (Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri) BÜTÜN DÜNYAYI DAKİKALAR İÇERİSİNDE KAT ETME GÜCÜNE SAHİPTİRLER. (Bihar-ül Envar, cilt 52, s. 318; Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, s. 148 Basaaer al-Darajaat’dan aktarıyor.)


HADİS
MEHDİ (A.S.)’IN HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE MÜSTEKBİRLERİN HÜKÜMRANLIĞI, MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN … NÜFUZU NABUD OLACAKTIR (SON BULACAKTIR). (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 252)

HADİS
Ali b. Ebi Talib’in (kerramallahu vecheh) bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
“Ben ümmetim hakkında bir mümin ya da müşrikten korkmuyorum. ÇÜNKÜ MÜMİNİ (KÖTÜLÜKTEN) İMANI ENGELLER. MÜŞRİKİ DE KÜFRÜ DEFEDER. FAKAT ASIL DİLBAZ MÜNAFIKTAN ENDİŞE ETMEKTEYİM. ÇÜNKÜ O, SİZİN HOŞUNUZA GİDECEK ŞEYLERİ SÖYLER, AMA HOŞUNUZA GİTMEYECEK İŞLERİ YAPAR.”
Hadisi Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat ve el-Mu’cemu’s-sağir, İlim Kitabı, Münafığın polemiği, sf. 512)

HADİS
Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: “...ÖYLE Kİ SIZDEN SADECE GÖZDEKI SÜRME KADAR VEYA YEMEKTEKİ TUZ KADAR KALACAKTIR. VE BEN SİZE BİR ÖRNEK VERECEĞİM: ADAMIN BİRİNIN BİR MİKTAR BUĞDAYI VARDIR. ONU TEMİZLER VE BİR EVE KOYAR, UZUN BİR SÜRE SONRA GERİ DÖNDÜĞÜNDE ONUN KURTLANDIĞINI GÖRÜR, ONU TEKRAR AYIKLAR VE TEMİZLER SONRA TEKRAR EVİN İÇİNE KOYAR. UZUN BİR SÜRE SONRA DÖNDÜĞÜNDE ONUN TEKRAR KURTLANDIĞINI GÖRÜR. TEKRAR ONU AYIKLAR VE TEMIİZLER VE HEP AYNI İŞİ TEKRARLAR. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM BUĞDAY KALIR. İŞTE SIZ DE BÖYLESİNİZ. SONUNDA İÇİNİZDE FİTNELERİN ASLA ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ BİR GRUP KALACAKTIR.” (Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)

HADİS
Ebu Basir’den: 
İmam Caferi Sadık aleyhisselam “’Suçlular çehrelerinden tanınacak’ (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle buyurdu: ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARI (MÜNAFIKLARI) ÇEHRELERİNDEN TANIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN) DARMADAĞIN EDECEK.” (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283

HADİS
HİÇBİR ŞEY SENİ ONA BİAT ETMEKTEN (ONUN TALEBESİ OLMAKTAN, ONA TABİ OLMAKTAN) ALIKOYMASIN, SENİ ENGELLEYENLER HER ZAMAN FİTNEYE SIĞINANLARDIR. EĞER KONUŞURLARSA ŞERR KONUŞURLAR, eğer susarlarsa fasit ve fasıktırlar.  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 252)

HADİS
… MEDİNE ŞEHRİ SAKİNLERİYLE BERABER ÜÇ DEFA SALLANACAK, BUNUN ÜZERİNE (MEDİNE'DE BULUNAN) MÜNAFIK ERKEKLER VE KADINLARDAN HİÇ KİMSE KALMAYIP HEPSİ ONUN YANINA GİDECEKLER ve BÖYLECE DEMİRCİ KÖRÜĞÜNÜN DEMİRİN KİRİNİ, PASINI GİDERİP ATTIĞI GİBİ MEDİNE'DE PİSLİĞİ (YANİ HABİS İNSANLARI) DIŞINA ATACAK VE O GÜNE KURTULUŞ GÜNÜ DENECEKTİR. (İbn-i Mace Cilt 10, s. 331-335)

HADİS
Süleyman bin Bilâl der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam babasından o da dedesinden nakleder ki Hz. Hüseyn aleyhisselam şöyle buyurdu: Birgün adamın biri Emirülmüminin Ali aleyhisselam'ın yanına gelerek: "Ey Emirülmüminin! Bize şu Mehdi'nizden bahseder misin? Diye arzedince şöyle buyurdu: "GİTMESİ GEREKENLER GİDİP DE MÜMİNLER AZALDIĞINDA VE FİTNECİLER GİTTİĞİNDE İŞTE ORADA (YANİ UZAK BİR YERDE ZUHUR EDECEKTİR.)"
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani Sf 250)

HADİS
Hz. Muaviye (r.a)den rivayet edilmiştir: “ÜMMETİMDEN BİR TAİFE HERKES ÜZERİNE HAKİM OLMADIKÇA KIYAMET KOPMAZ. ONLAR KENDİLERİNİ TERK EDENLERE ALDIRMAZLAR VE KENDİLERİNE YARDIM EDENE DE ALDIRMAZLAR. (Ramuz el-hadis, 476 (İbni Mace))

Hz. Cabir (ra)dan rivayet edilmiştir: BU İŞ ONDAN AYRILANLARA RAĞMEN MUZAFFER OLARAK DEVAM EDECEKTİR. MUHALİFLERİN VE AYRILANLARIN ONA ZARARI OLMAZ. (Ramuz el-hadis 487)

Sevban (r.a)dan rivayet edilmiştir; Resullullah (sav) buyurdu ki: ÜMMETİMDEN BİR CEMAAT, ALLAH’IN EMRİ TAHAKKUK EDİNCEYE KADAR BATILA GALEBE ÇALARAK HAK ÜZERE DEVAM EDECEK VE ONLARI YARDIMCISIZ BIRAKANLAR ONLARA ZARAR VEREMEYECEKLERDİR. Sünen-I Tirmizi, 4/91

HADİS
Abdullah bin Ömer-i Yemâni, bir ricalden nakleder ki imam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurdu: “GÖZDEKİ SÜRMENİN TEMİZLENDİĞİ GİBİ TEMİZLENECEKSİNİZ ... Ve gözün sahibi, sürmeyi gözüne ne zaman sürecegini bilir ama ne zaman sürmeyi sileceğini bilmez. İŞTE AYNI ŞEKİLDE SABAHLEYİN BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN AKŞAMLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR. AKŞAM BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN İSE SABAHLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR. Sf 241 (Gaybeti Numani)

HADİS
"... ELENECEKSİNİZ, TIPKI ALTININ ELENDİĞİ GİBİ. VE TIPKI ALTIN GİBİ AYIKLANIP SAF OLACAKSINIZ." (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 236)

HADİS
HZ. MEHDİ (as), HİDAYET MEŞALESİYLE ALEMDE DOLAŞIR (yani tüm insanların hidayetine vesile olur) ve salihler gibi yaşar. (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300) 
Di'bel meşhur şiirlerini İmam Rıza'nın (as) yanında okuduktan sonra şöyle dedi: "Hz. Mehdi (as) mutlaka kıyam edecek: Allah'ın isim ve bereketiyle zuhur edecek" (Yani İmamın kıyamı kesindir.) O, Allah'ın ismi ve bereketiyle kıyam edecektir." (Yenabi-ul Mevedde, c. 2, s. 197) 
ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK; KURAN, GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN'A UYDURACAK... (Nehc-ül Belağa, Feyz'ül İslam baskısı, s. 424, 425)


HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS
HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS

HADİS
HADİS

HADİS

HADİS
HADİS

HADİS
Esevadü’l Azam Şerhi Selamül Ahkam, Müellif: Hakimis Semerkandi (Ks), Yasin Yayınevi, S.250

Esevadü’l Azam Şerhi Selamül Ahkam, Müellif: Hakimis Semerkandi (Ks), Yasin Yayınevi, S.250