HADİS
... Ebu'l Carud der ki:
İmam Muhammed Bakır aleyhisselam'a: "... İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.)) NE İLE TANINIR?" diye arzedince şöyle buyurdu:
"HİDAYET VE HEYBETİ İLE VE ALİ MUHAMMED'İN, ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) FAZİLETLERİNİ İKRARI İLE."
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 284)
Açıklama:...İNSAN'ı hak olan gerçeğe yöneltmesi (Allah'ı bilme, tanıma), onun (Mehdi'nin) en büyük özelliğidir. Nitekim Peygamber Efendimiz Oğlu Mehdi'yi bir kuru ağaca benzeterek önceleri ne kendisine, ne de çevresine faydalı olmayan birisi iken, Allah'ın ona ilham vermesiyle, hem gerçeği görüyor, ve de Hakkın hak sahibi olan Allah'ın ona ilhamıyla, hem kendi vasfı hakkında bilgi sahibi oluyor, hem de çevresine faydalı hale geliyor. İnsana yönelmesiyle daha önce gösterişten başka bir yarar sağlamayan bir insan, onun(Mehdi'nin ona) yönelmesiyle hem doğruya yöneliyor, hem kendine, hemde çevresine faydalı oluyor.
İmam Mehdi'nin en önemli bir vasfı da gittiği yolda, kararlı, emin olup, bu yolda Allah'tan başka hiç kimseye bağlı kalmaması, konuştuğu zaman, konuştuğu şeyin arkasında durması, hareketleriyle, davranışlarıyla yaptıklarının birbiriyle uyuşması, savunduğu iman hakikatleriyle hiçbir çelişkiye ödünç vermeden, bağlı kaldığı davayı asil bir tarz ile savunup insanları düşündürmeye yönelterek ilahi tecceli olan Allah'ın rahmetine eriştirmeye vesile kılacak fiili hareketler sergileyip, davasında onurlu olarak galip çıkmasıdır. Hiçbir zaman üstlendiği Ehl-i Beyt davasında vazgeçmeyecek...!
İmam Mehdi'nin en önemli bir vasfı da gittiği yolda, kararlı, emin olup, bu yolda Allah'tan başka hiç kimseye bağlı kalmaması, konuştuğu zaman, konuştuğu şeyin arkasında durması, hareketleriyle, davranışlarıyla yaptıklarının birbiriyle uyuşması, savunduğu iman hakikatleriyle hiçbir çelişkiye ödünç vermeden, bağlı kaldığı davayı asil bir tarz ile savunup insanları düşündürmeye yönelterek ilahi tecceli olan Allah'ın rahmetine eriştirmeye vesile kılacak fiili hareketler sergileyip, davasında onurlu olarak galip çıkmasıdır. Hiçbir zaman üstlendiği Ehl-i Beyt davasında vazgeçmeyecek...!
HADİS
Haris bin Muğayre-i Nasrı der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam'a, "İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.)) NE İLE TANINIR?" diye arzedince şöyle buyurdu: HEYBET VE VAKAR İLE. BAŞKA NE İLE TANINIR? AYRICA HELAL VE HARAM İLE, HALKIN ONA OLAN İHTİYACI İLE VE ONUN HİÇKİMSEYE MUHTAÇ OLMAMASINDAN TANINIR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)
Haris bin Muğayre-i Nasrı der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam'a, "İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.)) NE İLE TANINIR?" diye arzedince şöyle buyurdu: HEYBET VE VAKAR İLE. BAŞKA NE İLE TANINIR? AYRICA HELAL VE HARAM İLE, HALKIN ONA OLAN İHTİYACI İLE VE ONUN HİÇKİMSEYE MUHTAÇ OLMAMASINDAN TANINIR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)
VAKAR: Ağırbaşlılık. Halim ve heybetli oluş. Nâmusu muhafazayı mucib haslet. Temkinlilik. Azamet ve izzet
HEYBET:Hürmetle beraber koruk hissini veren hal. Sakınıp korkulacak hal. Azamet. Duruş, Asalet;
Açıklama:...İmam Hz Mehdi davayı Muhammed (a.s) 'in İslam yükünü yükleyip; en güzel bir biçimde, tıpkı 1430 yıl evvel bir peygamber (Allah elçisi) olarak gönderildiği topluluğa hem bir uyarıcı, hem bir yol gösterici, hem o günün koşullarında kız çocuklarını vahşi bir şekilde öldüren, diri diri toprağa gömen, bir kız çocuk dünyaya geldiğinde onun karşısında boynu bükük kalan insanların, her şeyi sele kapılan ve geride hiçbir şeyi kalmamış gibi, yitirdikleri karşısında, aciz kalmış, bütün benliğiyle yenik düşmüş, kendisinin varlığından haberi olmayan bir insanın potresi altında kalmış cehalet topluluğunda; Allah'ın emrettiği yolda;
Zuhruf 43/17. Onlardan biri, Rahman'a benzer gösterdiği/Rahman'a isnat ettiği kız evlatla müjdelendiğinde, yüzü simsiyah kesilir de öfkeden yutkunur durur. Tekvir 81/8. O diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğunda, 9. Hangi günah yüzünden öldürüldü diye!
işte kendilerine sorulduğu zaman, bu günahı neden işledin; o çaresiz cesede giydirilen vahşi nefsin tutkusu cevap veremeyeceğinden dolayı yüzü simsiyaha bürünür, kendisi bu sefer nefesiz kalır ki, hiçbir suçu günahı yokken katedilen çocukların yerine kendileri geçecekler; bu durumda hiçbir savunmaları kalmaz ve Tekvir 81/14 Her benlik, önceden ne hazırlamışsa bilmiş olacaktır.
Noktai istinad (Allah'a güvenip, dayanmak,sığınmak)olan Hz Mehdi'nin HEYBET VE VAKAR'lı olması; işlerin içyüzünden haberdar olup, bundan dolayı helal ve haramların sınırlarını bilmesiyle, onun, Allah'tan başka hiç kimseye ihtiyaç duymadan hareket etmesiyle, bu günün zor koşullarında, ızdırap içizde kıvranan toplulukların, kişilerin, ülkelerin onu aramaya yeltenmesi ile : ÇÜNKÜ bu Allah'ın fazlı olup, peygamber vasıtasıyla hadiste belirttiği gibi;
HADİS
Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve Ehl-i Beyt'imden bir kişidir. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 13)
Hz Muhammed'e (s.a.v) Peygamberlik geldiği ve tebliğ yapmaya başladığında, yaşadığı dönemde ki halk, kendi kız çocukları olduğunda ya diri diri toprağa gömüyorlardı, yada öldürüyorlardı. Bir peygamberin gelişine hem inanmadılar, hem mucize istediler. Mucize (Hz Peygamberin parmağıyla ayı işaret ederek ,ayın ikiye yarılması) kendileri tanıklık (görmek) ettikleri halde, inanmayıp Peygamber'imizden yüz çevirdiler. Bir Peygamberin getirmiş olduğu yenilikler, kız çocuklarını öldürmeme, Allah' inanma, putlara tapılmaması, malı adil bir şekilde paylaşma, haksız yere bir cana kıyılmaması, gibi buna benzer şeylerden dolayı ona karşı cephe almalarından dolayı, birde iftira mahiyetinde Peygamberimizi üzecek derecede ileri gidip, ebter (soyu kesik, soydan gelen erkek evladın olmaması) demeleri üzerine Cenab-ı Allah Peygamberimizi şu Ayet'le müjdelendir di;....
Kevser 108/1:.. Hiç kuşkusuz, biz verdik sana Kevser'i/iyilik, bereket, mutluluk, güzellik, soy ve aydınlığın tükenmezini. 2:... O halde, sen de Rabbin için namaz kıl/dua et ve göğsünü gererek dimdik dur/sağ elini sol elinin üzerine koyup kıyam et/namazı vakti girer girmez kıl/kavrayışını bilgi ile derinleştir/eti yenecek hayvan kes! 3:.. Kuşkun olmasın ki, ebter/soyu kesik, seni kötüleyenin ta kendisidir!
Cenab-ı Allah mürşiklerin o çirkinliklerine karşı Peygamberimizi Fatıma Anamızla müjdelendirdi; Bilindiği gibi peygamberimiz kızı Fatıma'yı Allah'tan gelen ilham üzerine amcasının oğlu Ali Bin Talib ile evlendirdi. Yani bütün Peygamberlerin soyu oğuldan oğula geçerek devam ediyor. Peygamberimizin soyu Kızı Hz Fatma ve Hz Ali'den olan çocukları Hz Hasan ve Hz Hüseyin ile devam ediyor. Bilindiği gibi Kerbela faciasında Hz Hüseyin'in küçük oğlu hasta olduğu için, çatışma zamanında yatakta kadınlar tarafında korunmuş ve öldürülmesi önlenilmişti. Adeta kadınlar kendini Zeynel Abidin'e (4'cü imam) siper yapıp onun öldürülmesini engelleyip saklamışlardı. Kız çocukları soyu devamlı kılmada erkeğe bağımlı kalıyordu. Bu yüzde Peygamberimizin yaşadığı dönemde birinin kız evladı olduğunda, buna karşılık erkek evlat yok ise, kız çocukları öldürüyorlardı.
Bu Kerbela vakasında sonra Peygamberimizin soyu 4'ci imam olan Zeynel Abidinle devam edip, sonra 5'ci imam Muhammed Bakır, 6'cı imam Cafer-i Sadık, 7'ci imam Musa-i Kazım, 8'ci imam Aliyül Rıza, 9'cu imam Muhammed Taki, 10'cu imam Aliyel Naki, 11'ci imam Hasan El Askeri ile devam edip, o dönemde imamlık vazifesi Hasan El Askeri'den sonra gizlilik üzerine bir Peygamber velayeti olarak devam etti. Bu velayet saklı kalma durumu Allah'ın fazlı olup, velayetin Ta Ahir Zamanda çıkacak 12'ci imam Mehdi (asıl adı gizli tutulmuş, mehdi kelimesi doğruya yönelmiş) ile sona ereceği ve bütün yeryüzünde İlk Peygamber Hz Adem'den bu yana son peygamber olan Hz Muhammed ile velayetin teslim edildiği imamlardan olan 12'ci imam mehdi ile velayet bitmiş olcak. Hz Mehdi'nin çıkışı Kıametin kopma alametidir. ALLAH onun gelişini vesile kılarak, ona güç vererek yeryüzünü şeytanların kötü amellerinden temizleyip, insana büyük bir bağışlama (afetmek) bağışlayacak.
z le
HADİS
Dünyadan bir gece bile kalsa, Allah o geceyi uzatır ve Ehl-i Beytimden birisi (Hz. Mehdi (as)) gelerek dünyaya hakim olurdu. Onun adı adıma, babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl zulümle dolduysa, o, onu adaletle dolduracaktır.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11)
DEMESİYLE;
insanlığın kurtuluş vesilesi olacağı Hz Mehdi, bu durum karşısında, halk ona ihtiyaç duyacak bu kerem sahibi olan yaratıcının yegane kanunudur ki, Allah elçileri kendisine ulaşmada vesile kılıyor ki, bu sayede insanoğlunun rahata kavuşup ALLAH'I tanıyıp bilme konusunda bu dünyanın imtihanı ekber olduğunu anlasınlar:
Hz Mehdi'nin dayanak noktası olan ilahi sırların neticesi, onun Allah'tan başka hiçkimseye muhtaç olmamasına sebep olur ki, ilahi tecceli ile hareket etmesine dayanak olur.
HADİS
Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve Ehl-i Beyt'imden bir kişidir. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 13)
Hz Muhammed'e (s.a.v) Peygamberlik geldiği ve tebliğ yapmaya başladığında, yaşadığı dönemde ki halk, kendi kız çocukları olduğunda ya diri diri toprağa gömüyorlardı, yada öldürüyorlardı. Bir peygamberin gelişine hem inanmadılar, hem mucize istediler. Mucize (Hz Peygamberin parmağıyla ayı işaret ederek ,ayın ikiye yarılması) kendileri tanıklık (görmek) ettikleri halde, inanmayıp Peygamber'imizden yüz çevirdiler. Bir Peygamberin getirmiş olduğu yenilikler, kız çocuklarını öldürmeme, Allah' inanma, putlara tapılmaması, malı adil bir şekilde paylaşma, haksız yere bir cana kıyılmaması, gibi buna benzer şeylerden dolayı ona karşı cephe almalarından dolayı, birde iftira mahiyetinde Peygamberimizi üzecek derecede ileri gidip, ebter (soyu kesik, soydan gelen erkek evladın olmaması) demeleri üzerine Cenab-ı Allah Peygamberimizi şu Ayet'le müjdelendir di;....
Kevser 108/1:.. Hiç kuşkusuz, biz verdik sana Kevser'i/iyilik, bereket, mutluluk, güzellik, soy ve aydınlığın tükenmezini. 2:... O halde, sen de Rabbin için namaz kıl/dua et ve göğsünü gererek dimdik dur/sağ elini sol elinin üzerine koyup kıyam et/namazı vakti girer girmez kıl/kavrayışını bilgi ile derinleştir/eti yenecek hayvan kes! 3:.. Kuşkun olmasın ki, ebter/soyu kesik, seni kötüleyenin ta kendisidir!
Cenab-ı Allah mürşiklerin o çirkinliklerine karşı Peygamberimizi Fatıma Anamızla müjdelendirdi; Bilindiği gibi peygamberimiz kızı Fatıma'yı Allah'tan gelen ilham üzerine amcasının oğlu Ali Bin Talib ile evlendirdi. Yani bütün Peygamberlerin soyu oğuldan oğula geçerek devam ediyor. Peygamberimizin soyu Kızı Hz Fatma ve Hz Ali'den olan çocukları Hz Hasan ve Hz Hüseyin ile devam ediyor. Bilindiği gibi Kerbela faciasında Hz Hüseyin'in küçük oğlu hasta olduğu için, çatışma zamanında yatakta kadınlar tarafında korunmuş ve öldürülmesi önlenilmişti. Adeta kadınlar kendini Zeynel Abidin'e (4'cü imam) siper yapıp onun öldürülmesini engelleyip saklamışlardı. Kız çocukları soyu devamlı kılmada erkeğe bağımlı kalıyordu. Bu yüzde Peygamberimizin yaşadığı dönemde birinin kız evladı olduğunda, buna karşılık erkek evlat yok ise, kız çocukları öldürüyorlardı.
Bu Kerbela vakasında sonra Peygamberimizin soyu 4'ci imam olan Zeynel Abidinle devam edip, sonra 5'ci imam Muhammed Bakır, 6'cı imam Cafer-i Sadık, 7'ci imam Musa-i Kazım, 8'ci imam Aliyül Rıza, 9'cu imam Muhammed Taki, 10'cu imam Aliyel Naki, 11'ci imam Hasan El Askeri ile devam edip, o dönemde imamlık vazifesi Hasan El Askeri'den sonra gizlilik üzerine bir Peygamber velayeti olarak devam etti. Bu velayet saklı kalma durumu Allah'ın fazlı olup, velayetin Ta Ahir Zamanda çıkacak 12'ci imam Mehdi (asıl adı gizli tutulmuş, mehdi kelimesi doğruya yönelmiş) ile sona ereceği ve bütün yeryüzünde İlk Peygamber Hz Adem'den bu yana son peygamber olan Hz Muhammed ile velayetin teslim edildiği imamlardan olan 12'ci imam mehdi ile velayet bitmiş olcak. Hz Mehdi'nin çıkışı Kıametin kopma alametidir. ALLAH onun gelişini vesile kılarak, ona güç vererek yeryüzünü şeytanların kötü amellerinden temizleyip, insana büyük bir bağışlama (afetmek) bağışlayacak.
z le
HADİS
Dünyadan bir gece bile kalsa, Allah o geceyi uzatır ve Ehl-i Beytimden birisi (Hz. Mehdi (as)) gelerek dünyaya hakim olurdu. Onun adı adıma, babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl zulümle dolduysa, o, onu adaletle dolduracaktır.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11)
DEMESİYLE;
insanlığın kurtuluş vesilesi olacağı Hz Mehdi, bu durum karşısında, halk ona ihtiyaç duyacak bu kerem sahibi olan yaratıcının yegane kanunudur ki, Allah elçileri kendisine ulaşmada vesile kılıyor ki, bu sayede insanoğlunun rahata kavuşup ALLAH'I tanıyıp bilme konusunda bu dünyanın imtihanı ekber olduğunu anlasınlar:
Hz Mehdi'nin dayanak noktası olan ilahi sırların neticesi, onun Allah'tan başka hiçkimseye muhtaç olmamasına sebep olur ki, ilahi tecceli ile hareket etmesine dayanak olur.
|
HADİS
Kaim’imiz (Hz. Mehdi (a.s.).) kıyam ettiği zaman,Yüce Allah KAİM’imizle dostlarımız arasında dört fersahlık yol olsa bile oldukları yerden onlarla konuşabilecekleri, onu duyabilecekleri ve onu görebilecekleri bir şekilde kulaklarına ve gözlerine sebep verecektir (Mucem-ul Ehadis-i İmam Mehdi Cilt:4 Sayfa:57 ve Bihar Cilt:52 Sayfa 336 ve Muntehab-ul Envaril Muzie Sayfa 352)
Kaim’imiz (Hz. Mehdi (a.s.).) kıyam ettiği zaman,Yüce Allah KAİM’imizle dostlarımız arasında dört fersahlık yol olsa bile oldukları yerden onlarla konuşabilecekleri, onu duyabilecekleri ve onu görebilecekleri bir şekilde kulaklarına ve gözlerine sebep verecektir (Mucem-ul Ehadis-i İmam Mehdi Cilt:4 Sayfa:57 ve Bihar Cilt:52 Sayfa 336 ve Muntehab-ul Envaril Muzie Sayfa 352)
Açıklama:...Hz Mehdi ortaya çıktığı zaman teknolojik gelişmeler ışığında hareket ederek, bugünün koşullarında ortaya çıkan bilgisayar yolu ile internet üzerinde onlarla hem konuşacak, hem görebilecek bir sistem oluşturmuş olup, telefon gibi teknoloji dehası ile onların arasındaki kardeşlik, dostluk, ve akrabalık bağını güçlendirecek ve dünyanın en uzak bir köşesin olan kardeşini, dostunu, yanındaymış gibi onları irtibata geçirerek hakkaniyeti ilahi'yenin mirasçılar kıldığı yeryüzünün varisçilerini böylece birbiriyle kaynaştırıp dünyanın o karanlık içine düşmüş halini onların eliyle hayatı ebediyeye feyz ve tezkir edip onları hatemi embiya olan peygamber varisçileri kılacak.
Çünkü; Ahir zaman (kıyamet kopmadan önceki bir asırlık zamandan biraz fazla önceki zaman dilimi)' da bilgisayar üzerindeki kamera bir göz görevi gördüğünde Hz Mehdi hem onları (yakın askerleri) görecek, hemde duyabilecek; ve sebebi ilahi rahmet vuku bulacak,